Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/376 K.2012/9359
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükme dayanak yapılan mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının asılları veya onaylı suretleri dosyaya getirtilmeden, onaysız fotokopi şeklindeki tutanaklara dayanılarak hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 209. maddesine aykırı davranılması,
Sanığın mahkemedeki beyanında, “...işyerinin kapısının mühürlendiğine dair işaret bulunmuyordu, bana bir evrak tebliğ edilmedi, suçu kabul etmiyorum...” şeklinde beyanda bulunması karşısında; mühürleme tutanağını tanzim eden tutanak mümzilerinin mahkemeye celp edilerek tanık sıfatı ile dinlenilip mühürlemenin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın UYAP sisteminden alınan güncel adli sicil kaydında gözüken ve mühür bozma suçu nedeniyle ... 19. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verildiği anlaşılan 23/06/2009 tarih ve 2007/1222 Esas 2009/464 Karar sayılı ilamla ilgili dosya getirtildikten ve bu dosyada bulunan mühürleme, mühür bozma tutanakları, iddianame, gerekçeli karar ve suça esas belgelerin onaylı örnekleri temin edildikten sonra eylemin aynı yerle ilgili olup olmadığı ve eylem-iddianame tarihlerine göre sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, koşulları oluştuğu takdirde ise sanığa verilecek cezada TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dosyada verilen cezaların bu cezadan mahsup edilmesi, davanın mükerrer olarak açıldığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmesi, fiili ve hukuki irtibat halinde davaların birleştirilmesi gerektiği gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesinde belirtilen “adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz”, şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezalarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 5 gün olduğunun nazara alınmaması,
Sanık hakkında adli para cezası tayin olunduğu halde 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesinin hükmüne aykırı olarak 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükme dayanak yapılan mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının asılları veya onaylı suretleri dosyaya getirtilmeden, onaysız fotokopi şeklindeki tutanaklara dayanılarak hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 209. maddesine aykırı davranılması,
Sanığın mahkemedeki beyanında, “...işyerinin kapısının mühürlendiğine dair işaret bulunmuyordu, bana bir evrak tebliğ edilmedi, suçu kabul etmiyorum...” şeklinde beyanda bulunması karşısında; mühürleme tutanağını tanzim eden tutanak mümzilerinin mahkemeye celp edilerek tanık sıfatı ile dinlenilip mühürlemenin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın UYAP sisteminden alınan güncel adli sicil kaydında gözüken ve mühür bozma suçu nedeniyle ... 19. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verildiği anlaşılan 23/06/2009 tarih ve 2007/1222 Esas 2009/464 Karar sayılı ilamla ilgili dosya getirtildikten ve bu dosyada bulunan mühürleme, mühür bozma tutanakları, iddianame, gerekçeli karar ve suça esas belgelerin onaylı örnekleri temin edildikten sonra eylemin aynı yerle ilgili olup olmadığı ve eylem-iddianame tarihlerine göre sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, koşulları oluştuğu takdirde ise sanığa verilecek cezada TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dosyada verilen cezaların bu cezadan mahsup edilmesi, davanın mükerrer olarak açıldığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmesi, fiili ve hukuki irtibat halinde davaların birleştirilmesi gerektiği gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesinde belirtilen “adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz”, şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezalarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 5 gün olduğunun nazara alınmaması,
Sanık hakkında adli para cezası tayin olunduğu halde 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesinin hükmüne aykırı olarak 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.