Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Ticaret Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/3601 K.2013/1343
Özet: Uyuşmazlık, sanığın tefecilik suçlamasıyla ilgili olarak müşteriye verilen senetlerin iadesi ve borç para beyanları üzerine kurulmuştur; mahkeme, bu iddiaları inceleyerek TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağını tartışmadan eksik bir değerlendirme yapmıştır. Mahkeme, sanığa 2 yıl 8 ay hapis cezası ve çeşitli hak yoksunlukları öngörerek kararını vermiş, ancak bu karar 5320 sayılı Yasa ve CMUK hükümleri gereği bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tefecilik yapmak
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükme esas alınan ve aşamalarda değişerek çelişki gösteren müştekinin hazırlıktaki birinci ve Mahkemedeki ifadelerinde, nakit ihtiyacını gidermek için vadesi gelmemiş 3.000 ve 5.000 TL'lik kambiyo senetlerini % 20 iskonto ile sanığa kırdırdığını, vadesinde ödeme yaptığı halde, sanığın senetleri iade etmeyerek icra takibi başlattığını, sonraki ifadelerinde ise sanığın kendisine faizle 3 defada 21.000 TL borç para verdiğini beyan ettiği, sanığın savunmasında ise; müştekiye sattığı araç bedeli karşılığı senetlerin verildiğini belirttiği, ancak Mahkemece dava konusu olmayan, tanık ...'ün sanığa verdiğini beyan ettiği 50.000 TL bedelli çek ve boş bononun hükme esas alındığı anlaşılmakla;
Öncelikle tarafların banka kayıtları ile suça konu beyanlarında geçen tüm icra dosyaları getirtilip, defterler ve banka kayıtları üzerinde ve sanığın savunmasında müştekiye sattığını belirttiği dosya içinde bulunan tarihsiz ve bedelsiz satış sözleşmesine konu aracın suç tarihindeki değeri hususunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, rapor aldırılarak, hayatın olağan akışına ve bilinen ticari kurallara göre; faiz ödemelerinin, ayrıca alışveriş miktarından çok daha yüksek rakamlar için düzenlenen belge ve sözleşmelerin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, ... C. Başsavcılığının 07/08/2008 tarih 2008/950, 13/03/2008 tarih 2008/305, 06/05/2008 tarih 2008/573 Esas nolu iddianameleri açılan kamu davalarının akıbeti araştırılıp ilgili davalar kesinleşmemişse birleştirilerek sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 6 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
5271 sayılı CMK'nın 191/2, 3. maddesi uyarınca hazır olan tanık duruşma salonundan çıkarılmadan, sanık sorgusunun yapılması,
Katılan hazine lehine hükmedilen vekalet ücretinin infazda tereddüt oluşturacak şekilde “katılana eşit olarak verilmesine” hükmedilmesi,
Temel cezanın belirlenmesinde teşdit gerekçesi olarak belirtilen hususun TCK'nın 43. maddesi kapsamında değerlendirileceğinin gözetilmeyerek TCK'nın 3 ve 61. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tefecilik yapmak
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükme esas alınan ve aşamalarda değişerek çelişki gösteren müştekinin hazırlıktaki birinci ve Mahkemedeki ifadelerinde, nakit ihtiyacını gidermek için vadesi gelmemiş 3.000 ve 5.000 TL'lik kambiyo senetlerini % 20 iskonto ile sanığa kırdırdığını, vadesinde ödeme yaptığı halde, sanığın senetleri iade etmeyerek icra takibi başlattığını, sonraki ifadelerinde ise sanığın kendisine faizle 3 defada 21.000 TL borç para verdiğini beyan ettiği, sanığın savunmasında ise; müştekiye sattığı araç bedeli karşılığı senetlerin verildiğini belirttiği, ancak Mahkemece dava konusu olmayan, tanık ...'ün sanığa verdiğini beyan ettiği 50.000 TL bedelli çek ve boş bononun hükme esas alındığı anlaşılmakla;
Öncelikle tarafların banka kayıtları ile suça konu beyanlarında geçen tüm icra dosyaları getirtilip, defterler ve banka kayıtları üzerinde ve sanığın savunmasında müştekiye sattığını belirttiği dosya içinde bulunan tarihsiz ve bedelsiz satış sözleşmesine konu aracın suç tarihindeki değeri hususunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, rapor aldırılarak, hayatın olağan akışına ve bilinen ticari kurallara göre; faiz ödemelerinin, ayrıca alışveriş miktarından çok daha yüksek rakamlar için düzenlenen belge ve sözleşmelerin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, ... C. Başsavcılığının 07/08/2008 tarih 2008/950, 13/03/2008 tarih 2008/305, 06/05/2008 tarih 2008/573 Esas nolu iddianameleri açılan kamu davalarının akıbeti araştırılıp ilgili davalar kesinleşmemişse birleştirilerek sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 6 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
5271 sayılı CMK'nın 191/2, 3. maddesi uyarınca hazır olan tanık duruşma salonundan çıkarılmadan, sanık sorgusunun yapılması,
Katılan hazine lehine hükmedilen vekalet ücretinin infazda tereddüt oluşturacak şekilde “katılana eşit olarak verilmesine” hükmedilmesi,
Temel cezanın belirlenmesinde teşdit gerekçesi olarak belirtilen hususun TCK'nın 43. maddesi kapsamında değerlendirileceğinin gözetilmeyerek TCK'nın 3 ve 61. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.