Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/3470 K.2013/1459
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2000‑2002 yılları arasında elde ettiği ve yatırdığı paraların zincirleme kullanma zimmetini oluşturmasıyla ilgili; mahkeme, TCK 248. maddesinin uygulanma şartlarının tam olarak oluşmadığını belirterek, sanık lehine karar vererek hükmü bozup CMUK 326/son maddesine göre hapis cezasının saklı tutulmasını ve kararın düzeltilmesini kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 26/12/2000 ile 17/05/2002 tarihleri arasında aralıklarla toplam 27.295 TL'yi üzerinde tutup sonra yatırdığı bu eyleminin zincirleme kullanma zimmetini oluşturduğu, 06/08/2002 ile 30/09/2002 tarihleri arasında ise toplam 7.476 TL'yi mal edindiği, 22/04/2003 günlü iddianame ile kovuşturmaya başlandıktan sonra 20/10/2003 tarihinde mal edindiği 7.476 TL'den kalan 5.000 TL'yi iade ettiği, sanığın bilirkişilerce hesap edilen 11.406 TL lik kullanma zimmetine konu nemayı iade etmediği, bu nedenle hakkında TCK'nın 248. maddesinin uygulanma şartlarının tam olarak oluşmadığı, soruşturma öncesi ödenen 30.021 TL içinde nema tutarının yer almadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, TCK'nın 248. maddesinin sanık lehine uygulanması ve suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi yürürlükte olmadığı halde sanığın hapis cezası yönünden kazanılmış hakkının CMUK'nın 326/son maddesi yerine anılan maddeye göre saklı tutulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki “5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi" ibaresinin "1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi" olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 26/12/2000 ile 17/05/2002 tarihleri arasında aralıklarla toplam 27.295 TL'yi üzerinde tutup sonra yatırdığı bu eyleminin zincirleme kullanma zimmetini oluşturduğu, 06/08/2002 ile 30/09/2002 tarihleri arasında ise toplam 7.476 TL'yi mal edindiği, 22/04/2003 günlü iddianame ile kovuşturmaya başlandıktan sonra 20/10/2003 tarihinde mal edindiği 7.476 TL'den kalan 5.000 TL'yi iade ettiği, sanığın bilirkişilerce hesap edilen 11.406 TL lik kullanma zimmetine konu nemayı iade etmediği, bu nedenle hakkında TCK'nın 248. maddesinin uygulanma şartlarının tam olarak oluşmadığı, soruşturma öncesi ödenen 30.021 TL içinde nema tutarının yer almadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, TCK'nın 248. maddesinin sanık lehine uygulanması ve suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi yürürlükte olmadığı halde sanığın hapis cezası yönünden kazanılmış hakkının CMUK'nın 326/son maddesi yerine anılan maddeye göre saklı tutulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki “5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi" ibaresinin "1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi" olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.