Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2923 K.2013/1289
Özet: Uyuşmazlık, sanığın göçmen kaçakçılığı yapmak ve jandarma görevlisine rüşvet vermeye teşebbüs suçlarından hüküm getirilmesiyle ilgilidir; mahkeme, ilgili kanun değişiklikleri ve TCK hükümlerini dikkate alarak bu suçlamaların hukuki geçerliliğini sorgulamıştır. Mahkeme, sanığın lehine olan yeni kanun hükümleri nedeniyle hem rüşvet hem de göçmen kaçakçılığı suçlarından verilen hükümlerin iptal edilmesine karar vererek davayı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Göçmen kaçakçılığı yapmak, rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs etmek suçundan kurulan hükümde teşebbüs hükümlerinin uygulanması sırasında TCK’nın 35. maddesi ile 1/2 oranında indirim yapılması karşısında, hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 252/4. maddesinin sanık lehine olmadığı nazara alınarak yapılan incelememede;
Sanığın, olay tarihinde yasa dışı yollardan Türkiye'ye giren ve yurt dışına çıkmak isteyen "30" yabancı uyruklu göçmeni ... sınırından alıp götürdüğü sırada, jandarma görevlisi olan mağdur tarafından göçmenlerle birlikte yakalanması üzerine, kendisini bırakması karşılığında mağdura 100,250 Irak Dinarı para teklif ettiği ancak; sanığın bu teklifinin mağdur tarafından kabul edilmeyerek yasal işlem başlatılması şeklinde sübut bulan olayda, sanığın üzerine atılı suçları işlediği, sanığın savunmaları, mağdur ve tanık anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Rüşvet vermeye teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin olarak,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetildiğinde, TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Rüşvet teklifine konu paranın, suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaat niteliğinde olması nedeniyle TCK'nın 55/1. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK'nın 54/1. maddesine göre müsadere kararı verilmesi,
Göçmen kaçakçılığı yapmak suçundan kurulan hükme ilişkin olarak,
Oluşa, göçmenlerin anlatımlarına ve dosya kapsamına göre, sanığın, yasa dışı yollardan Türkiye'ye giren ve yurt dışına çıkmak isteyen yabancı uyruklu göçmenleri sınırdan aldıktan sonra yurtdışına çıkmalarına imkan sağlamak için götürdüğü sırada jandarma görevlileri tarafından yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın kanıtlanan bu eyleminin suç tarihindeki yasal düzenleme karşısında göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgı ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Göçmen kaçakçılığı yapmak, rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs etmek suçundan kurulan hükümde teşebbüs hükümlerinin uygulanması sırasında TCK’nın 35. maddesi ile 1/2 oranında indirim yapılması karşısında, hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 252/4. maddesinin sanık lehine olmadığı nazara alınarak yapılan incelememede;
Sanığın, olay tarihinde yasa dışı yollardan Türkiye'ye giren ve yurt dışına çıkmak isteyen "30" yabancı uyruklu göçmeni ... sınırından alıp götürdüğü sırada, jandarma görevlisi olan mağdur tarafından göçmenlerle birlikte yakalanması üzerine, kendisini bırakması karşılığında mağdura 100,250 Irak Dinarı para teklif ettiği ancak; sanığın bu teklifinin mağdur tarafından kabul edilmeyerek yasal işlem başlatılması şeklinde sübut bulan olayda, sanığın üzerine atılı suçları işlediği, sanığın savunmaları, mağdur ve tanık anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Rüşvet vermeye teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin olarak,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetildiğinde, TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Rüşvet teklifine konu paranın, suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaat niteliğinde olması nedeniyle TCK'nın 55/1. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK'nın 54/1. maddesine göre müsadere kararı verilmesi,
Göçmen kaçakçılığı yapmak suçundan kurulan hükme ilişkin olarak,
Oluşa, göçmenlerin anlatımlarına ve dosya kapsamına göre, sanığın, yasa dışı yollardan Türkiye'ye giren ve yurt dışına çıkmak isteyen yabancı uyruklu göçmenleri sınırdan aldıktan sonra yurtdışına çıkmalarına imkan sağlamak için götürdüğü sırada jandarma görevlileri tarafından yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın kanıtlanan bu eyleminin suç tarihindeki yasal düzenleme karşısında göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgı ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.