Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2105 K.2012/1425
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulması ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6 maddesinin yanlış yorumlanıp para cezasına uygulanmasıdır. (2) Mahkeme, kararın kanuna aykırı olduğunu belirterek Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/197 ve 2011/203 sayılı kararını bozdu ve ilgili hükümden “mükerrirlere özgü infaz rejimi” ve “denetimli serbestlik tedbiri” maddelerini çıkartarak kararı yeniden düzenledi.
Mühür bozma suçundan sanık ...'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 43, 50, 52. maddeleri uyarınca 4.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2011 tarihli ve 2011/197 Esas, 2011/203 Karar sayılı kararının;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahküm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/1-c maddesinde, tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahküm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, şartla salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre, tekerrür sebebiyle şartla salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının hükümde gösterilmediği gibi, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 19/12/2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-06-8725-2011/l6376/64863 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
5237 ve 5275 sayılı Kanunlarda adli para cezaları için mükerrirlere özgü bir infaz rejimi öngörülmemesine rağmen, adli para cezasına hükmolunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ve ayrıca tekerrüre esas alınan mahkümiyetinin karar yerinde gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13/09/2011 tarih ve 2011/197 Esas, 2011/203 sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı Yasanın 309/4-d maddesi gereğince hükmün sekizinci bendinde yer alan “sanığın sabıkalı olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” dair kısmın çıkartılmasına, hükümdeki diğer hususlarının aynen muhafazasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahküm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/1-c maddesinde, tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahküm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, şartla salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre, tekerrür sebebiyle şartla salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının hükümde gösterilmediği gibi, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 19/12/2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-06-8725-2011/l6376/64863 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
5237 ve 5275 sayılı Kanunlarda adli para cezaları için mükerrirlere özgü bir infaz rejimi öngörülmemesine rağmen, adli para cezasına hükmolunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ve ayrıca tekerrüre esas alınan mahkümiyetinin karar yerinde gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13/09/2011 tarih ve 2011/197 Esas, 2011/203 sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı Yasanın 309/4-d maddesi gereğince hükmün sekizinci bendinde yer alan “sanığın sabıkalı olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” dair kısmın çıkartılmasına, hükümdeki diğer hususlarının aynen muhafazasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.