Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2104 K.2012/4034
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet, zimmet, dolandırıcılık ve tehdit suçlarından şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/01/2010 tarihli ve 2009/20138 soruşturma, 2010/949 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, bilirkişi incelemesi yaptırılması amacıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/3. maddesi uyarınca ... Sulh Ceza Mahkemesinin görevlendirilmesine ilişkin İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/02/2010 tarihli ve 2010/178 müteferrik sayılı kararını müteakip, itirazın kabulüne, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/01/2010 tarihli ve 2009/20138 soruşturma, 2010/949 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına, bilirkişi raporunda belirtilen şüpheliler hakkında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet ve zimmet suçlarından kamu davası açılmak üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine dair İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 05/04/2011 tarihli ve 2011/330 Değişik İş sayılı kararın;
Dosya kapsamına göre;
1- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz" başlıklı 173. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahküm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir." şeklindeki düzenleme karşısında, itirazı inceleyen mahkemenin, karar verilmesi için soruşturmanın genişletilmesine gerek gördüğü takdirde, o yer sulh ceza hakimini görevlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar vermesi gerektiği, bu durumda itirazı inceleme görevinin İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanına ait olduğunun gözetilmemesinde,
2- Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/03/2011 havale tarihli raporda müştekiler tarafından iddia konusu yapılan görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarının oluştuğuna ilişkin bir delil bulunmadığının belirtilmiş olması karsısında, zimmet suçu yönünden itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16/11/2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-35-8210-2011/ 14262/58027 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine ve 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesi hükmüne nazaran kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca kesin olarak verilen 05/04/2011 gün ve 2011/330 Değişik İş sayılı kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 19/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya kapsamına göre;
1- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz" başlıklı 173. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahküm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir." şeklindeki düzenleme karşısında, itirazı inceleyen mahkemenin, karar verilmesi için soruşturmanın genişletilmesine gerek gördüğü takdirde, o yer sulh ceza hakimini görevlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar vermesi gerektiği, bu durumda itirazı inceleme görevinin İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanına ait olduğunun gözetilmemesinde,
2- Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/03/2011 havale tarihli raporda müştekiler tarafından iddia konusu yapılan görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarının oluştuğuna ilişkin bir delil bulunmadığının belirtilmiş olması karsısında, zimmet suçu yönünden itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16/11/2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-35-8210-2011/ 14262/58027 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine ve 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesi hükmüne nazaran kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca kesin olarak verilen 05/04/2011 gün ve 2011/330 Değişik İş sayılı kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 19/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.