Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2102 K.2012/1858
Mühür bozma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1. maddesi gereğince 600,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2007 tarihli ve 2007/94 Esas, 2007/1118 sayılı Kararının infazı sırasında 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi sonucunda, anılan Kanun'un 231/6. maddesi gereğince sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin aynı Mahkemenin 25/07/2008 tarihli ve 2007/94 Esas, 2007/1118 sayılı Kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle dosyanın ele alınarak, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 203/1 ve 62. maddeleri uyarınca 150 gün karşılığı 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2011 tarihli ve 2011/222 esas, 2011/313 Karar sayılı ek kararının;
1- Sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi sebebiyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkümiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2007 tarihli ilk kararında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan adli para cezası seçilerek, 30 gün karşılığı 600,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği ve bu cezanın sanık için kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, hükmün açıklanmasına dair kararda, bu kez 150 gün karşılığı 3.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet
Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20/10/2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-01-8004-2011/13237/54218 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında ortaya çıkan yeni durum nedeniyle maddede öngörülen cezanın bireyselleştirilmesi yönünde bir değerlendirme yapılabilmesi için sanığın duruşmaya çağrılarak dinlendikten ve işlediği yeni suça ait mahkümiyet kararının kesinleşip kesinleşmediği ve denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediği araştırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının ihlal edilmesi ve noksan araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kesin nitelikteki 27/11/2007 tarihli ilk kararda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 203/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan adli para cezası seçilerek, 30 gün karşılığı 600,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği ve bu cezanın sanık için kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınmadan son hükümde 3.000,00 TL adli para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ve bu itibarla kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2011 tarihli 2011/222 Esas, 2011/313 sayılı ek Kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1- Sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi sebebiyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkümiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2007 tarihli ilk kararında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan adli para cezası seçilerek, 30 gün karşılığı 600,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği ve bu cezanın sanık için kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, hükmün açıklanmasına dair kararda, bu kez 150 gün karşılığı 3.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet
Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20/10/2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-01-8004-2011/13237/54218 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında ortaya çıkan yeni durum nedeniyle maddede öngörülen cezanın bireyselleştirilmesi yönünde bir değerlendirme yapılabilmesi için sanığın duruşmaya çağrılarak dinlendikten ve işlediği yeni suça ait mahkümiyet kararının kesinleşip kesinleşmediği ve denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediği araştırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının ihlal edilmesi ve noksan araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kesin nitelikteki 27/11/2007 tarihli ilk kararda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 203/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan adli para cezası seçilerek, 30 gün karşılığı 600,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği ve bu cezanın sanık için kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınmadan son hükümde 3.000,00 TL adli para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ve bu itibarla kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2011 tarihli 2011/222 Esas, 2011/313 sayılı ek Kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.