Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/16289 K.2014/4016
Özet: (1) Uyuşmazlık, Çumra PTT Merkez Müdürlüğünde gişe memuru olarak görev yapan sanığın, asker maaşlarını içeren havalelere ilişkin ödeme evrakına sahte imza atarak toplam 2.206,39 TL tutarında havale bedelini zimmetine geçirmesiyle ilgili zincirleme nitelikli zimmet suçunu ve resmi belgede sahtecilik suçu kapsamındaki hukuki sorumluluğunu içeriyor. (2) Mahkeme, sanığın zimmet suçundan hüküm kurarken 5237 sayılı TCK’nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılmasını göz ardı ederek fazla ceza tayin ettiğini tespit edip kararını bozdu ve aynı Kanun’un 322. maddesine göre yeniden duruşma
Tebliğname No: 5 - 2012/263538
MAHKEMESİ: Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 24/02/2011
NUMARASI: 2011/17 Esas, 2011/26 Karar SUÇ: Zimmet, resmi belgede sahtecilik Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 14/07/2011 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Hazinenin sadece zimmet suçu yönünden katılma talebinin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlemesine rağmen hakkında 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına mahkemenin temel cezayı alt sınırdan tayini şeklindeki takdiri de gözetilerek "5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanması suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan hapis cezasının takdiren yarı miktarı olan 1 yıl 6 ay 22 gün süre ile 53/1-a maddesindeki yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Çumra PTT Merkez Müdürlüğünde gişe memuru olarak görev yapan sanığın suç tarihlerinde, askeri birlikler tarafından gönderilen ve asker maaşlarını içeren havalelere ilişkin ödeme evrakına alıcıları ile ilgisi olmayan T.C. kimlik numaralarını yazıp, alıcılar adına sahte imza atmak suretiyle ödendi göstererek toplam 2.206,39 TL tutarında havale bedelini zimmetine geçirmesi şeklinde sübuta eren eyleminin, mağdurların beyanlarına başvurulması suretiyle ve daire dışı araştırmayla tespit edilmiş olması karşısında, açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirildiği, zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sadece basit zimmetten hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi, Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen toplam 2.206,39 TL'den 2.210,28 TL’yi 08/11/2010 tarihinde, suç duyurusundan önce kurum hesabına yatırdığı, daha sonra tespit edilen zimmete ilişkin olarak da 23/11/2010 günlü makbuzla 96,11 TL ödemede bulunulduğunun anlaşılması karşısında ödeme iradesinin soruşturma başlamadan önceye yönelik olduğu nazara alınarak verilen cezadan 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini, Suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde zimmet miktarı kabul edilen değerin az olduğu gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, Atılı suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ve sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 24/02/2011
NUMARASI: 2011/17 Esas, 2011/26 Karar SUÇ: Zimmet, resmi belgede sahtecilik Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 14/07/2011 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Hazinenin sadece zimmet suçu yönünden katılma talebinin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlemesine rağmen hakkında 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına mahkemenin temel cezayı alt sınırdan tayini şeklindeki takdiri de gözetilerek "5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanması suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan hapis cezasının takdiren yarı miktarı olan 1 yıl 6 ay 22 gün süre ile 53/1-a maddesindeki yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Çumra PTT Merkez Müdürlüğünde gişe memuru olarak görev yapan sanığın suç tarihlerinde, askeri birlikler tarafından gönderilen ve asker maaşlarını içeren havalelere ilişkin ödeme evrakına alıcıları ile ilgisi olmayan T.C. kimlik numaralarını yazıp, alıcılar adına sahte imza atmak suretiyle ödendi göstererek toplam 2.206,39 TL tutarında havale bedelini zimmetine geçirmesi şeklinde sübuta eren eyleminin, mağdurların beyanlarına başvurulması suretiyle ve daire dışı araştırmayla tespit edilmiş olması karşısında, açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirildiği, zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sadece basit zimmetten hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi, Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen toplam 2.206,39 TL'den 2.210,28 TL’yi 08/11/2010 tarihinde, suç duyurusundan önce kurum hesabına yatırdığı, daha sonra tespit edilen zimmete ilişkin olarak da 23/11/2010 günlü makbuzla 96,11 TL ödemede bulunulduğunun anlaşılması karşısında ödeme iradesinin soruşturma başlamadan önceye yönelik olduğu nazara alınarak verilen cezadan 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini, Suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde zimmet miktarı kabul edilen değerin az olduğu gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, Atılı suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ve sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.