Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/15546 K.2014/2865
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın park halindeki aracına yaklaşarak kimlik ve ruhsat bilgisi istediği sırada “senin adın ne” diyerek keyfi işlem yaptığı iddiasıyla ilgili direnme suçunun işlenip işlenmediğinin belirlenmesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, direniş unsurlarının bulunmadığını değerlendirerek sanığı beraat ettirmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın mahkumiyet olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirterek davayı bozmuştur.
Tebliğname No: 4 - 2010/282924
MAHKEMESİ: Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/02/2010
NUMARASI: 2009/817 Esas, 2010/94 Karar
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın park halinde olan aracının yanına yaklaşarak kimlik ve araç ruhsat bilgilerini soran müştekiye "siz kimsiniz" diyerek kimliğini söylemesini istedikten sonra keyfi işlem yaptığına inandığı için “senin adın ne, seni yarın savcılığa şikayet etmezsem anamı cümle alem sinkaf etsin, seninle yarın görüşeceğiz, sen benim arabamı çekmemi isteyemezsin” şeklinde sözler söylediği anlaşılan olayda, kastının yasal hak arama iradesini dile getirme olduğu gözetilerek eyleminde direnme suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden beraeti yerine yanılgılı değerlendirme sonucu mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de, CMK'nın 231/5. fıkrasının; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder" şeklindeki düzenlemesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının mahkumiyet olarak değerlendirilemeyeceği ve söz konusu ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde esas alınamayacağı göz önüne alınarak, daha önce işlediği suç hakkında bu nitelikte bir karar verilen sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaydı olduğu anlaşıldığından” şeklindeki, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle anılan kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/02/2010
NUMARASI: 2009/817 Esas, 2010/94 Karar
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın park halinde olan aracının yanına yaklaşarak kimlik ve araç ruhsat bilgilerini soran müştekiye "siz kimsiniz" diyerek kimliğini söylemesini istedikten sonra keyfi işlem yaptığına inandığı için “senin adın ne, seni yarın savcılığa şikayet etmezsem anamı cümle alem sinkaf etsin, seninle yarın görüşeceğiz, sen benim arabamı çekmemi isteyemezsin” şeklinde sözler söylediği anlaşılan olayda, kastının yasal hak arama iradesini dile getirme olduğu gözetilerek eyleminde direnme suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden beraeti yerine yanılgılı değerlendirme sonucu mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de, CMK'nın 231/5. fıkrasının; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder" şeklindeki düzenlemesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının mahkumiyet olarak değerlendirilemeyeceği ve söz konusu ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde esas alınamayacağı göz önüne alınarak, daha önce işlediği suç hakkında bu nitelikte bir karar verilen sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaydı olduğu anlaşıldığından” şeklindeki, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle anılan kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.