Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/15386 K.2014/2190
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanık M.. B.’nin tefecilik, dolandırıcılık ve bedelsiz senedi kullanmak suçlarından dolayı açılan davada, mahkemenin kararının temyiz edilip edilmeyeceği ve ilgili vekillerin temyiz haklarının bulunup bulunmadığıdır. (2) Mahkeme, tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararıyla birlikte dolandırıcılık ve bedelsiz senedi kullanmak suçlarından beraet hükümlerini onaylayarak, Hazine vekilinin ve katılan vekilin temyiz haklarını reddederek kararın bozulmasına karar vermiştir.
Tebliğname No: 5 - 2012/288746
MAHKEMESİ: Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 09/02/2010
NUMARASI: 2008/10 Esas, 2010/101 Karar SUÇ: Tefecilik, dolandırıcılık, bedelsiz kalan senedi kullanmak Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıktan kazanç karşılığı ödünç para aldığı iddia edilen M.. B..'ın tefecilik suçunun mağduru olduğu anlaşıldığından mahkemece verilen katılma kararı doğru ve yerinde görülmekle tebliğnamedeki temyiz talebinin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiş, Hazine vekilinin dolandırıcılık ve bedelsiz kalan senedi kullanma suçlarının doğrudan zarar göreni olmaması nedeniyle kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmaması karşısında bu husustaki temyiz istemlerinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin tefecilik suçundan Hazine vekili, sanık müdafii ve katılan vekilinin, dolandırıcılık, bedelsiz kalan senedi kullanmak suçlarından ise katılan vekilinin temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dolandırıcılık ve bedelsiz kalan senedi kullanmak suçlarından verilen beraet hükümlerinin incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve yasaya uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise; Sanık hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı CMK'nın 234/1-b maddesi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, iddianamenin ve duruşma gününün tebliğ edilmemesi suretiyle aynı Yasanın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılarak davaya katılma hakkının kısıtlanması, Kanuna aykırı, sanık müdafii, katılan vekili ile Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 09/02/2010
NUMARASI: 2008/10 Esas, 2010/101 Karar SUÇ: Tefecilik, dolandırıcılık, bedelsiz kalan senedi kullanmak Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıktan kazanç karşılığı ödünç para aldığı iddia edilen M.. B..'ın tefecilik suçunun mağduru olduğu anlaşıldığından mahkemece verilen katılma kararı doğru ve yerinde görülmekle tebliğnamedeki temyiz talebinin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiş, Hazine vekilinin dolandırıcılık ve bedelsiz kalan senedi kullanma suçlarının doğrudan zarar göreni olmaması nedeniyle kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmaması karşısında bu husustaki temyiz istemlerinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin tefecilik suçundan Hazine vekili, sanık müdafii ve katılan vekilinin, dolandırıcılık, bedelsiz kalan senedi kullanmak suçlarından ise katılan vekilinin temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dolandırıcılık ve bedelsiz kalan senedi kullanmak suçlarından verilen beraet hükümlerinin incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve yasaya uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise; Sanık hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı CMK'nın 234/1-b maddesi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, iddianamenin ve duruşma gününün tebliğ edilmemesi suretiyle aynı Yasanın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılarak davaya katılma hakkının kısıtlanması, Kanuna aykırı, sanık müdafii, katılan vekili ile Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.