Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/13657 K.2014/4507
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu, bir kişinin borç para verme ve senet/kredi işlemleri üzerinden tefecilik suçlamasıdır; mahkeme, TCK 241. maddesi uyarınca bu eylemlerin tefecilik oluşturduğunu belirleyerek sanıkları beraat ettirmiştir. Mahkeme kararına itiraz eden tarafın temyiz başvurusu kabul edilmedi ve karar bozularak beraat kararı onaylanmıştır.
Tebliğname No: 5 - 2012/86008
MAHKEMESİ: Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 07/02/2012
NUMARASI: 2011/575 Esas, 2012/74 Karar
SUÇ: Tefecilik Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: TCK'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla bir kişiye borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı gibi birden fazla kişiye veya aynı kişiye farklı zamanlarda bu şekilde para verilmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, bu suçun iktisadi hayatta “senet kırdırma” denen usulle de işlenebileceği, bu kapsamda henüz vadesi gelmemiş bir bononun vadesinden önce başkasına verilerek karşılığında bono üzerinde yazılı meblağdan daha az bir paranın alınması durumunda tefecilik suçunun oluşacağı, çünkü bu durumda bononun el değiştirmesinin, kişiler arasında doğmuş olan bir alacak borç ilişkisine dayanmadığı ve birer ödeme aracı olan bononun veya çekin kendisinin satıldığı ve satın alındığı, faktoring sözleşmesinin ise; mal veya hizmet satışından doğmuş ve faturayla tevsik edilen alacaklar ile belirli esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle, faktoring şirketinin müşterisine sağladığı tahsilat, borçlu ve müşteri hesaplarının tutulmasının yanı sıra finansman veya faktoring garantisi fonksiyonlarından herhangi birini ya da tümünü içeren sözleşme olduğu kabul edilerek; Soruşturma aşamasında müşteki olarak dinlenen kişilerin büyük bir kısmının, sanıklardan Saffet'e ait olup diğer sanığın da çalıştığı işyerinde, hamili oldukları senetleri üzerlerinde yazılı bedellerin altında bir miktar karşılığında devrettiklerini bildirmeleri nedeniyle, bu kişilerin yeniden dinlenerek sanıklar ile aralarındaki ilişkinin faktoring sözleşmesine dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, sanık Saffet'in işyerinin faaliyet alanıyla ilgili kayıtların vergi dairesi ve ticaret odasından getirtilmesi, şirket kayıtları da celbedilip gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davaya konu kıymetli evrakların şirket kayıtlarında faktoring sözleşmesine bağlı olarak yer alıp almadıklarının belirlenmesi aynı sanıkların yine tefecilik suçundan yargılandıkları UYAP kayıtları ile belirlenen Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/314 Esas sayılı dosyası getirtilip suç ve iddianame tarihlerine göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün ise her iki dosyanın birleştirilerek görülmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraet kararları verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 07/02/2012
NUMARASI: 2011/575 Esas, 2012/74 Karar
SUÇ: Tefecilik Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: TCK'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla bir kişiye borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı gibi birden fazla kişiye veya aynı kişiye farklı zamanlarda bu şekilde para verilmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, bu suçun iktisadi hayatta “senet kırdırma” denen usulle de işlenebileceği, bu kapsamda henüz vadesi gelmemiş bir bononun vadesinden önce başkasına verilerek karşılığında bono üzerinde yazılı meblağdan daha az bir paranın alınması durumunda tefecilik suçunun oluşacağı, çünkü bu durumda bononun el değiştirmesinin, kişiler arasında doğmuş olan bir alacak borç ilişkisine dayanmadığı ve birer ödeme aracı olan bononun veya çekin kendisinin satıldığı ve satın alındığı, faktoring sözleşmesinin ise; mal veya hizmet satışından doğmuş ve faturayla tevsik edilen alacaklar ile belirli esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle, faktoring şirketinin müşterisine sağladığı tahsilat, borçlu ve müşteri hesaplarının tutulmasının yanı sıra finansman veya faktoring garantisi fonksiyonlarından herhangi birini ya da tümünü içeren sözleşme olduğu kabul edilerek; Soruşturma aşamasında müşteki olarak dinlenen kişilerin büyük bir kısmının, sanıklardan Saffet'e ait olup diğer sanığın da çalıştığı işyerinde, hamili oldukları senetleri üzerlerinde yazılı bedellerin altında bir miktar karşılığında devrettiklerini bildirmeleri nedeniyle, bu kişilerin yeniden dinlenerek sanıklar ile aralarındaki ilişkinin faktoring sözleşmesine dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, sanık Saffet'in işyerinin faaliyet alanıyla ilgili kayıtların vergi dairesi ve ticaret odasından getirtilmesi, şirket kayıtları da celbedilip gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davaya konu kıymetli evrakların şirket kayıtlarında faktoring sözleşmesine bağlı olarak yer alıp almadıklarının belirlenmesi aynı sanıkların yine tefecilik suçundan yargılandıkları UYAP kayıtları ile belirlenen Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/314 Esas sayılı dosyası getirtilip suç ve iddianame tarihlerine göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün ise her iki dosyanın birleştirilerek görülmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraet kararları verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.