Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/12293 K.2013/7683
Özet: Uyuşmazlık, sanığın görevini yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından dolayı verilen mahkümiyetin hukuka uygunluğuna ilişkin temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, hem hakaret hem de direnme suçlarının tespitiyle ilgili delillerin ve kanun hükümlerinin eksik değerlendirilmesini düzelterek, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinden yoksun bırakılmasını bozup, hükmü yeniden düzenleyerek onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Sanık hakkında mahkümiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden de cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiği gözetilmeden sadece kendi altsoyuna yönelik olarak uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümün çıkarılarak bunun yerine “sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hakkındaki şikayet nedeniyle işlem yapılmak için karakola götürülmek amacıyla jandarma aracına davet edilen sanığın “ben ne yaptım, beni götüremezsiniz” demesi üzerine görevlilerce zor kullanılarak araca bindirilmesinden sonra mağdura karşı hakaret içeren sözler sarfettiği, ardından aracın hareket ettiği ve yolda sanığın mağduru öldürmekle tehdit ettiği, "görevi yaptırmamak için direnme" başlıklı 5237 sayılı TCK'nın 265. maddesinde suçun bu amaçla sadece "cebir veya tehdit kullanmak" fiilleriyle işlenebileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, somut olayda sanığın kelepçe takılarak araca bindirildikten sonra sarfettiği bu sözlerin direnme suçunu nasıl oluşturduğu denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden ve TCK'nın 106/1 maddesinde yer alan tehdit suçu tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında mahkümiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden de cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiği gözetilmeden sadece kendi altsoyuna yönelik olarak uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Sanık hakkında mahkümiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden de cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiği gözetilmeden sadece kendi altsoyuna yönelik olarak uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümün çıkarılarak bunun yerine “sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hakkındaki şikayet nedeniyle işlem yapılmak için karakola götürülmek amacıyla jandarma aracına davet edilen sanığın “ben ne yaptım, beni götüremezsiniz” demesi üzerine görevlilerce zor kullanılarak araca bindirilmesinden sonra mağdura karşı hakaret içeren sözler sarfettiği, ardından aracın hareket ettiği ve yolda sanığın mağduru öldürmekle tehdit ettiği, "görevi yaptırmamak için direnme" başlıklı 5237 sayılı TCK'nın 265. maddesinde suçun bu amaçla sadece "cebir veya tehdit kullanmak" fiilleriyle işlenebileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, somut olayda sanığın kelepçe takılarak araca bindirildikten sonra sarfettiği bu sözlerin direnme suçunu nasıl oluşturduğu denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden ve TCK'nın 106/1 maddesinde yer alan tehdit suçu tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında mahkümiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden de cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiği gözetilmeden sadece kendi altsoyuna yönelik olarak uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.