Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9909 K.2012/5070
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 08/03/2006 tarihli mühür bozma eylemine ilişkin kurulan mahkümiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; sanığın ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği... isimli otogaz satış istasyonunun 29/12/2005 tarihinde katılan kurum görevlilerince mühürlenip faaliyetten men edilmesine rağmen, 08/03/2006 tarihinde yapılan kontrolde mühürleri kaldırarak faaliyetine devam etmek suretiyle mühür bozma suçunu işlediği iddia, savunma, mühürleme ve mühür bozma tutanakları ve dosya kapsamından anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 26/09/2005 tarihli mühür bozma eylemine ilişkin kurulan mahkümiyet hükmünün yapılan incelemesinde; 06/06/2005 tarihli mühür bozma eylemine ilişkin 26/09/2005 tarihli iddianame ile dava açıldığı dosyada mevcut iddianame fotokopisinden anlaşılmakla, sanığın 06/06/2005 tarihli mühür bozma eyleminden sonra yeniden mühürleme yapılıp yapılmadığı 06/06/2005 tarihli tutanak ve tutanak tanıklarının beyanlarıyla saptanmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Her iki mühür bozma eylemine ilişkin kurulan mahkümiyet hükümlerinin kabullerine göre de;
Adli sicil kaydında yer alan sanığın sabıkasına konu 5682 sayılı Kanunun 33. maddesinde düzenlenen eylemin 31/03/2011 tarihli 6217 sayılı Yasa uyarınca idari yaptırıma bağlanması şeklindeki değişiklik nazara alınarak suç tarihi itibariyle kasıtlı suçtan mahkümiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesine esas olmak üzere CMK'nın 231/6. maddede sayılan koşullar tartışılıp irdelenmeden, "sanığın suç tarihinden sonra da benzer eylemlere devam ettiği anlaşıldığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile TCK'nın 61. maddesine 9. fıkra olarak eklenen düzenlemeye göre, adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda, bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacak ise de bu düzenlemenin 19/12/2006 tarihinden itibaren işlenen suçlar için uygulanması olanaklı olup suç tarihine göre cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HSYK'nın 12/07/2011 gün ve 233 sayılı Kararıyla ... ilçesi adli teşkilatı kapatılarak İstanbul Adliyesi ile birleştirilmesine karar verildiğinden dosyanın ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi yerine kurulan İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 08/03/2006 tarihli mühür bozma eylemine ilişkin kurulan mahkümiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; sanığın ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği... isimli otogaz satış istasyonunun 29/12/2005 tarihinde katılan kurum görevlilerince mühürlenip faaliyetten men edilmesine rağmen, 08/03/2006 tarihinde yapılan kontrolde mühürleri kaldırarak faaliyetine devam etmek suretiyle mühür bozma suçunu işlediği iddia, savunma, mühürleme ve mühür bozma tutanakları ve dosya kapsamından anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 26/09/2005 tarihli mühür bozma eylemine ilişkin kurulan mahkümiyet hükmünün yapılan incelemesinde; 06/06/2005 tarihli mühür bozma eylemine ilişkin 26/09/2005 tarihli iddianame ile dava açıldığı dosyada mevcut iddianame fotokopisinden anlaşılmakla, sanığın 06/06/2005 tarihli mühür bozma eyleminden sonra yeniden mühürleme yapılıp yapılmadığı 06/06/2005 tarihli tutanak ve tutanak tanıklarının beyanlarıyla saptanmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Her iki mühür bozma eylemine ilişkin kurulan mahkümiyet hükümlerinin kabullerine göre de;
Adli sicil kaydında yer alan sanığın sabıkasına konu 5682 sayılı Kanunun 33. maddesinde düzenlenen eylemin 31/03/2011 tarihli 6217 sayılı Yasa uyarınca idari yaptırıma bağlanması şeklindeki değişiklik nazara alınarak suç tarihi itibariyle kasıtlı suçtan mahkümiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesine esas olmak üzere CMK'nın 231/6. maddede sayılan koşullar tartışılıp irdelenmeden, "sanığın suç tarihinden sonra da benzer eylemlere devam ettiği anlaşıldığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile TCK'nın 61. maddesine 9. fıkra olarak eklenen düzenlemeye göre, adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda, bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacak ise de bu düzenlemenin 19/12/2006 tarihinden itibaren işlenen suçlar için uygulanması olanaklı olup suç tarihine göre cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HSYK'nın 12/07/2011 gün ve 233 sayılı Kararıyla ... ilçesi adli teşkilatı kapatılarak İstanbul Adliyesi ile birleştirilmesine karar verildiğinden dosyanın ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi yerine kurulan İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.