‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9790 K.2012/3873

Esas No: 2011/9790 · Karar No: 2012/3873 · Karar Tarihi: 17.04.2012
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma

**HÜKÜM:** Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında aynı zamanda hırsızlık suçundan da dava açıldığı halde bu suçtan herhangi bir karar verilmemiş olması mahallince karar verilmesi mümkün görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanığın evindeki su sayacının katılan kurum görevlilerince borcundan dolayı 12/06/2007 tarihinde suyun kesilerek mühürlendiği; sanığın mührü bozarak suyu sayaçtan geçirmek suretiyle kullandığının 25/06/2007 tarihli tutanakla tespit edildiğinin iddia edildiği, sanığın savunmasında ise sayaca müdahale etmediğini ve suyun belediye görevlilerince açıldığını beyan etmesi karşısında, tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenip, fiili mühürlemenin yapılıp yapılmadığı, suyun belediye görevlilerince açılıp açılmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun topluma karşı işlenen suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği, mühür bozma suçuna ilişkin sabıkasının ise; suç tarihinden sonra 31/07/2007 tarihinde kesinleştiği,
Dairemizce benimsenen CGK'nın 06/05/2008 tarih ve 2007/27 - 2008/95 sayılı Kararında açıklandığı üzere, kasıtlı suçtan mahkümiyeti içeren eski hükümlülüğün yeni suçun işlenmesinden sonra kesinleşmesi durumunun, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmayacağından, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "şartları oluşmadığından" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?