‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9558 K.2012/4967

Esas No: 2011/9558 · Karar No: 2012/4967 · Karar Tarihi: 09.05.2012
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma

**HÜKÜM:** Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın suça konu yeri düğün salonu olarak kullandığının iddia edilmesine ve tutanağa konu yerle ilgili olarak hakkında birden fazla davanın açıldığının dosya kapsamından anlaşılmasına göre; soruşturma aşamasında sanık tarafından onaysız sureti ibraz edilen ve faaliyet konusu kafe olan çalıştırma ruhsatının onaylı bir suretinin getirilmesi ve bu ruhsatın düğün faaliyetini de kapsayıp kapsamadığının ilgili belediyeden sorulması ile sanık hakkında aynı yerle ilgili açılan tüm dava dosyaları getirtilip, yargılaması süren varsa, kişisel ve eylemsel bağ nedeniyle bu dosya ile birleştirilmesi, buna olanak yoksa denetime imkan sağlamak için dosya arasına konulup, iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, bundan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karara varılması gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan “eylem nedeniyle kamunun zarar gördüğü ve bu zararın henüz giderilmediği ve zararın giderilme ihtimalide bulunmadığından sanık hakkında CMK 231 maddesi uygulanmamıştır” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanıktan tahsili gereken yargılama gideri miktarının ve ayrıntılı dökümünün burada gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 324/2. maddesine muhalefet edilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 20/04/2004 gün 2004/47-101 ve 14/06/2005 tarih 2005/66-65 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere yargılama giderlerinden sayılan ve dava sonunda tarife uyarınca karşı tarafa yüklenecek olan avukatlık ücretinin, vekil lehine değil, ceza davasında taraf olan ve kendilerini vekille temsil ettiren katılan, şahsi davacı veya sanık lehine hükmedilmesi gerekirken, bundan zühul ile katılan asil yerine vekili lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?