Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9335 K.2012/4979
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılmasında TCK'nın 61. maddesinde yer alan yedi ölçüt arasında bulunmayan gerekçelere yer verilmesi,
Sanığın adli sicil kaydına konu olan ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/10/2007 gün ve 2007/346 Esas, 2007/755 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 86/2,3-a maddeleri uyarınca tayin olunan 5 ay hapis cezasının suç tarihinden sonra 22/11/2007 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında yer alan "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir’’ şeklindeki düzenlemeler uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu, bu itibarla hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlama sonucunu doğuracak şekilde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Sanığın adli sicil kaydında geçen ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/631 Esas, 2004/479 Karar sayılı ilamının kesinleşme ve infaz bilgilerini içeren onaylı örneği getirtilip tekerrüre esas nitelikte olup olmadığı saptanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Talimatla savunması alınan ve adli sicil kaydı okunmayan sanık hakkında CMK'nın 226/2. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden iddianamede uygulanması talep edilmeyen TCK'nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Sanık hakkında mahkümiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA , 09/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılmasında TCK'nın 61. maddesinde yer alan yedi ölçüt arasında bulunmayan gerekçelere yer verilmesi,
Sanığın adli sicil kaydına konu olan ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/10/2007 gün ve 2007/346 Esas, 2007/755 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 86/2,3-a maddeleri uyarınca tayin olunan 5 ay hapis cezasının suç tarihinden sonra 22/11/2007 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında yer alan "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir’’ şeklindeki düzenlemeler uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu, bu itibarla hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlama sonucunu doğuracak şekilde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Sanığın adli sicil kaydında geçen ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/631 Esas, 2004/479 Karar sayılı ilamının kesinleşme ve infaz bilgilerini içeren onaylı örneği getirtilip tekerrüre esas nitelikte olup olmadığı saptanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Talimatla savunması alınan ve adli sicil kaydı okunmayan sanık hakkında CMK'nın 226/2. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden iddianamede uygulanması talep edilmeyen TCK'nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Sanık hakkında mahkümiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA , 09/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.