Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9165 K.2012/3889
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılamaya konu edilen yedi mühür bozma eyleminden bir birini takip eden üç eyleme ilişkin mühürleme ve mühür bozma tutanakların onaylı suretinin dosya içinde yer aldığının ve onaysız fotokopileri bulunan diğer tutanakların sıhhatine ilişkin bir itirazın bulunmadığının anlaşılması ve mahkemece eylemlerin zincirleme suç kabul edilerek TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca alt sınırdan artırım yapıldığının anlaşılması karşısında, sonuca etkili olmadığından tebliğnamedeki bu konuda bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; TCK’nın 58/3 maddesinin “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur” hükmü gereği, adli sicil kaydına nazaran mükerrir olan sanık hakkında hapis cezasının tercih edilmesi ve tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve kabule göre de aynı Yasanın 61/9. maddesinde yer alan "adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz", şeklindeki düzenleme gereği temel adli para cezasının 180 günden az olamayacağı düşünülmeksizin 90 gün karşılığı olarak belirlenmesi, karşı temyiz olmadığından; TCK’nın 61/8. maddesi uyarınca, adli para cezasının hesabında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktar çarpılarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği halde, mahkemece 90 gün karşılığı 1.800 YTL. temel adli para cezası tayin edilerek, bu miktar üzerinden TCK’nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması ve bu surette sonuç cezanın 2240 TL yerine 2250 TL olarak belirlenmesi ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 04/03/2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha atıfet sağlanamayacağından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılamaya konu edilen yedi mühür bozma eyleminden bir birini takip eden üç eyleme ilişkin mühürleme ve mühür bozma tutanakların onaylı suretinin dosya içinde yer aldığının ve onaysız fotokopileri bulunan diğer tutanakların sıhhatine ilişkin bir itirazın bulunmadığının anlaşılması ve mahkemece eylemlerin zincirleme suç kabul edilerek TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca alt sınırdan artırım yapıldığının anlaşılması karşısında, sonuca etkili olmadığından tebliğnamedeki bu konuda bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; TCK’nın 58/3 maddesinin “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur” hükmü gereği, adli sicil kaydına nazaran mükerrir olan sanık hakkında hapis cezasının tercih edilmesi ve tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve kabule göre de aynı Yasanın 61/9. maddesinde yer alan "adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz", şeklindeki düzenleme gereği temel adli para cezasının 180 günden az olamayacağı düşünülmeksizin 90 gün karşılığı olarak belirlenmesi, karşı temyiz olmadığından; TCK’nın 61/8. maddesi uyarınca, adli para cezasının hesabında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktar çarpılarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği halde, mahkemece 90 gün karşılığı 1.800 YTL. temel adli para cezası tayin edilerek, bu miktar üzerinden TCK’nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması ve bu surette sonuç cezanın 2240 TL yerine 2250 TL olarak belirlenmesi ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 04/03/2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha atıfet sağlanamayacağından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.