Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9150 K.2012/4168
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma
**HÜKÜM:** Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşüldü:
13/06/2006 tarihli mühürleme tutanağı ile 31/08/2006 tarihli mühür bozma tutanağı düzenleyicilerinden olan ...´ın aşamalarda alınan tüm ifadelerinde tutanak içeriklerinin doğru olduğu ve sanığın evinde bulunan çeşme başlarının fiilen mühürlenerek kapatıldığı yönünde beyanda bulunmuş olması, 31/08/2006 tarihli mühür bozma tutanağının diğer düzenleyicilerinden olan ...´in, tutanak içeriğinin doğru olduğu yönünde, ...´un ise, bizzat mühürleme işlemini yapan kişiyi hatırlamamakla birlikte, tutanak altındaki imzanın kendisine ait olduğu yönünde beyanda bulunmuş olması ve 31/08/2006 tarihli mühür bozma tutanağının diğer düzenleyicisi olarak tutanak altında ismi bulunan ...´in, 23/11/2006 günü Savcılıkca yapılan keşif esnasındaki ifadesinde, mühür bozma tutanağının doğru olduğu yönünde beyanda bulunmuş olması karşısında; öncelikle, mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının en azından usulüne uygun onaylanmış birer suretlerinin getirtilerek dosyaya konulması, ardından, mahkemedeki ifadesi ile 23/11/2006 tarihli keşifteki ifadesi arasındaki çelişkinin giderilmesi için, 23/11/2006 tarihli keşif tutanağındaki beyanının okunması ve yalan tanıklık suçunun yasal sonuçlarının da ihtar edilmesi suretiyle, ...´in yeniden tanık olarak dinlenmesi ve bundan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, ifadeler arasındaki çelişkiler giderilmeksizin ve noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür Bozma
**HÜKÜM:** Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşüldü:
13/06/2006 tarihli mühürleme tutanağı ile 31/08/2006 tarihli mühür bozma tutanağı düzenleyicilerinden olan ...´ın aşamalarda alınan tüm ifadelerinde tutanak içeriklerinin doğru olduğu ve sanığın evinde bulunan çeşme başlarının fiilen mühürlenerek kapatıldığı yönünde beyanda bulunmuş olması, 31/08/2006 tarihli mühür bozma tutanağının diğer düzenleyicilerinden olan ...´in, tutanak içeriğinin doğru olduğu yönünde, ...´un ise, bizzat mühürleme işlemini yapan kişiyi hatırlamamakla birlikte, tutanak altındaki imzanın kendisine ait olduğu yönünde beyanda bulunmuş olması ve 31/08/2006 tarihli mühür bozma tutanağının diğer düzenleyicisi olarak tutanak altında ismi bulunan ...´in, 23/11/2006 günü Savcılıkca yapılan keşif esnasındaki ifadesinde, mühür bozma tutanağının doğru olduğu yönünde beyanda bulunmuş olması karşısında; öncelikle, mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının en azından usulüne uygun onaylanmış birer suretlerinin getirtilerek dosyaya konulması, ardından, mahkemedeki ifadesi ile 23/11/2006 tarihli keşifteki ifadesi arasındaki çelişkinin giderilmesi için, 23/11/2006 tarihli keşif tutanağındaki beyanının okunması ve yalan tanıklık suçunun yasal sonuçlarının da ihtar edilmesi suretiyle, ...´in yeniden tanık olarak dinlenmesi ve bundan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, ifadeler arasındaki çelişkiler giderilmeksizin ve noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.