Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9130 K.2012/4373
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
... ilçesi ... mahallesi ... Sokağı Ada 2692 Parsel 16 adresinde bulunan inşaatın ruhsatsız olması nedeniyle 19/06/2006 günü mühürlenerek faaliyetine son verildiği, düzenlenen yapı tespit ve tatil zaptında yapı sahibi olarak ... isminin yazıldığı, ancak ardından bu ismin üzerinin çizilerek ... yazıldığı, 22/09/2006 günü yapılan kontrolde inşaata devam edildiğinin tespit edildiği ve aynı tarihli yapı tespit ve tatil zaptının düzenlendiği, bu tutanakta ise tapu maliki ..., inşaat maliki ... isimlerinin yazılı olduğu, sanığın mühür görmediğini ve bozmadığını savunduğu anlaşıldığından,
Tutanaklarda adı geçen ... isimli kişinin kim olduğu, dosyada mevcut tutanakların sanığa ait inşaat hakkında düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesi, tutanakların onaylı örneklerinin celbedilerek incelenmesi, mühürlemeye ilişkin tutanak mümzilerinin dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırının da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacağına ilişkin 5560 sayılı Yasanın 1. maddesi ile eklenen 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi 9. fıkrasının 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında suç tarihinde para cezasının alt sınırının 5 gün para cezası olmasına rağmen temel para cezası belirlenirken yasal değişiklik gözetilip lehe kanun değerlendirmesi yapılmadan 180 gün para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suçtan mahkümiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 231/6. maddesinde yer alan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "zararın giderilmediği ve giderilme ihtimali bulunmadığı" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
... ilçesi ... mahallesi ... Sokağı Ada 2692 Parsel 16 adresinde bulunan inşaatın ruhsatsız olması nedeniyle 19/06/2006 günü mühürlenerek faaliyetine son verildiği, düzenlenen yapı tespit ve tatil zaptında yapı sahibi olarak ... isminin yazıldığı, ancak ardından bu ismin üzerinin çizilerek ... yazıldığı, 22/09/2006 günü yapılan kontrolde inşaata devam edildiğinin tespit edildiği ve aynı tarihli yapı tespit ve tatil zaptının düzenlendiği, bu tutanakta ise tapu maliki ..., inşaat maliki ... isimlerinin yazılı olduğu, sanığın mühür görmediğini ve bozmadığını savunduğu anlaşıldığından,
Tutanaklarda adı geçen ... isimli kişinin kim olduğu, dosyada mevcut tutanakların sanığa ait inşaat hakkında düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesi, tutanakların onaylı örneklerinin celbedilerek incelenmesi, mühürlemeye ilişkin tutanak mümzilerinin dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırının da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacağına ilişkin 5560 sayılı Yasanın 1. maddesi ile eklenen 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi 9. fıkrasının 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında suç tarihinde para cezasının alt sınırının 5 gün para cezası olmasına rağmen temel para cezası belirlenirken yasal değişiklik gözetilip lehe kanun değerlendirmesi yapılmadan 180 gün para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suçtan mahkümiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 231/6. maddesinde yer alan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "zararın giderilmediği ve giderilme ihtimali bulunmadığı" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.