Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/8567 K.2012/2943
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın kaçak elektrik kullanarak mührü bozmasıyla ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203. maddesi uyarınca suç teşkil eden eylemi içeriyordu. Mahkeme, deliller ve soruşturma sonuçlarına dayanarak sanığın mühür bozmada suçlu bulunduğunu kabul etti ancak sonrasında yürürlüğe giren kanuni değişiklikler nedeniyle kararın iptal edilmesine karar vererek hükmün bozulmasını sağladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 203. maddesi ile kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührün kaldırılması veya konuluş amacına aykırı hareket edilmesinin suç olarak tanımlandığı, 28/12/2005 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın harici hat çekip sayacı devre dışı bırakarak çalışmasını engellediği, gerek bakanlık gerekse abonelik mührünün koruduğu hukuki yararı ihlal ederek kaçak elektrik kullandığından mühür bozma suçunun tüm yasal unsurlarıyla oluştuğu bu sebeple tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle ve sanığın adli sicil kaydı da nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 203. maddesi ile kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührün kaldırılması veya konuluş amacına aykırı hareket edilmesinin suç olarak tanımlandığı, 28/12/2005 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın harici hat çekip sayacı devre dışı bırakarak çalışmasını engellediği, gerek bakanlık gerekse abonelik mührünün koruduğu hukuki yararı ihlal ederek kaçak elektrik kullandığından mühür bozma suçunun tüm yasal unsurlarıyla oluştuğu bu sebeple tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle ve sanığın adli sicil kaydı da nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.