Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/6511 K.2012/13172
Özet: (1) Sanık Ekinciler köyü muhtarı olarak görevini kötüye kullanarak köyün içme suyu pompasının elektrik tüketim bedelini topladı ve bu tutarları kendi hesabına sakladı; (2) Mahkeme, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 247/1, 249, 43, 248/1 maddelerine uyan zincirleme basit zimmet suçu kapsamında olmadığını, ancak görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurarak cezasını infaz rejimine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın suç tarihinde Ekinciler köyü muhtarı olduğu, köyün içme suyunu sağlayan pompaya ait elektrik tüketim bedelinin köy halkına bölüştürülerek toplandığı ve ilgili kuruma ödenmek üzere sanığa teslim edildiği, sanığın ve tanıkların birbiri ile uyumlu hazırlık beyanlarında fiili olarak yapılan tahsilatların sanık tarafından tutulan defterde yazılı miktarlar olduğunu beyan ettikleri, dosya arasında mevcut 12/03/2010 tarihli bilirkişi raporu ile belirtilen defterde kayıtlı tahsilatlar ile yapılan giderler arasında 3.172.39 TL fark bulunduğu ve söz konusu miktarın sanığın uhdesinde kaldığının tespit edildiği nazara alındığında, sanığın ön inceleme evresinde savunmada bulunduktan sonra ödeme yapmasının suçun unsurlarının oluşumuna engel teşkil etmeyip 5237 sayılı TCK'nın 248. maddesi kapsamında etkin pişmanlık olarak değerlendirilmesi gerektiği, böylelikle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 249, 43, 248/1 maddelerine uyan zincirleme basit zimmet suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için yeni bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları yerinde görülmüş bulunduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın suç tarihinde Ekinciler köyü muhtarı olduğu, köyün içme suyunu sağlayan pompaya ait elektrik tüketim bedelinin köy halkına bölüştürülerek toplandığı ve ilgili kuruma ödenmek üzere sanığa teslim edildiği, sanığın ve tanıkların birbiri ile uyumlu hazırlık beyanlarında fiili olarak yapılan tahsilatların sanık tarafından tutulan defterde yazılı miktarlar olduğunu beyan ettikleri, dosya arasında mevcut 12/03/2010 tarihli bilirkişi raporu ile belirtilen defterde kayıtlı tahsilatlar ile yapılan giderler arasında 3.172.39 TL fark bulunduğu ve söz konusu miktarın sanığın uhdesinde kaldığının tespit edildiği nazara alındığında, sanığın ön inceleme evresinde savunmada bulunduktan sonra ödeme yapmasının suçun unsurlarının oluşumuna engel teşkil etmeyip 5237 sayılı TCK'nın 248. maddesi kapsamında etkin pişmanlık olarak değerlendirilmesi gerektiği, böylelikle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 249, 43, 248/1 maddelerine uyan zincirleme basit zimmet suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için yeni bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları yerinde görülmüş bulunduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.