Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/6280 K.2011/4867
Irz ve namusa tasaddi ve kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'nun yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.12.2005 gün ve 2005/157 Esas, 2005/322 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nun 234/2. maddesi uyarınca yaşı küçük mağdureye zorunlu vekil tayin edilmemesi, inceleme tarihinde mağdurenin 18 yaşını ikmal etmesi nazara alındığında telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Sanığa isnat olunan ırz ve namusa tasaddi suçunun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 765 sayılı TCK. lehe kabul edilerek temel ceza belirlendiği halde 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları da bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasında yer alan “5237 sayılı TCK.nun 53/1-2 maddesinin uygulanmasına” bölümünün çıkarılarak bunun yerine “sanığın 765 sayılı TCK.nun 31. maddesi gereğince 3 yıl süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
CMK.nun 234/2. maddesi uyarınca yaşı küçük mağdureye zorunlu vekil tayin edilmemesi, inceleme tarihinde mağdurenin 18 yaşını ikmal etmesi nazara alındığında telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Sanığa isnat olunan ırz ve namusa tasaddi suçunun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 765 sayılı TCK. lehe kabul edilerek temel ceza belirlendiği halde 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları da bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasında yer alan “5237 sayılı TCK.nun 53/1-2 maddesinin uygulanmasına” bölümünün çıkarılarak bunun yerine “sanığın 765 sayılı TCK.nun 31. maddesi gereğince 3 yıl süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.