Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Ticaret Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/6189 K.2012/188
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların kooperatif içinde zimmet ve sahtecilik suçlarından dolayı mahkemeye sunulan delillerin eksik değerlendirilmesiyle ilgili; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek sanıkları mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan ceza miktarına göre sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Faturalar karşılığı alınan malzemelerin inşatlarda kullanıldığı ve sanık ... müdafiinin verdiği 6/5/2010 tarihli dilekçe ekindeki gider makbuzlarının bilirkişilerce değerlendirilmediğinin savunulmuş olması karşısında; sanıklar ve kooperatif arasında açılan alacak davalarının bu dosya arasına getirilmesi ve inşaat konusunda uzman bilirkişilerin iştiraki ile mahallinde keşif yapılarak sanıkların görevden ayrıldıkları tarih itibariyle inşaatların fiziki gerçekleşme oranı ve Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak toplam inşaat maliyetinin bilirkişiden alınacak raporla saptanmasından sonra, kooperatife ait defter, kayıt, belgeler, banka hesap ekstreleri ve tüm dökümanların kül halinde dava dosyasıyla birlikte konunun uzmanı Emekli Sayıştay Uzman Denetçilerinden oluşan bilirkişiler kuruluna tevdii edilerek; iddia ve savunmalarda değerlendirilmek suretiyle, kooperatifin suç tarihleri arasındaki sağlanan tüm gelirleri ile mahkemece yapılacak keşif sonucu teknik bilirkişilerce verilen rapordaki tespitlerde dikkate alınarak kooperatifin gaye ve inşaatları için yapılanlar dahil tüm giderlerinin ne kadar olduğunun belirlenip karşılaştırılarak arada bir farkın bulunup bulunmadığı, sanıkların zimmetlerinde kalan bir miktar olup olmadığının ve varsa, ne şekilde oluştuğu ve nereden kaynaklandığı ve miktarı ile kasıtlarını belirleme bakımından sanıkların menfaat sağlama sürecindeki konumları, görevleri ve hangi ölçüde etkili oldukları, menfaatin kime sağlandığı ve biçimi hususlarında ayrıntılı mütalaa alındıktan sonra hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, iddia ve savunmaları yeterince değerlendirmeyen bilirkişi raporuna dayanılarak eksik soruşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
2002 ve öncesi olan suç tarihi itibariyle sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle lehe yasa karşılaştırmasının buna göre yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Gebze Ticaret Sicili Memurluğunca verilen 9/9/2004 günlü yazı cevabına göre, sanık ...'ın 3/7/2002-28/5/2003 tarihleri arasında Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptığı bildirildiği gözetildiğinde, 2002 ve öncesi olan zimmet eylemlerinden bu sanığın ne suretle sorumlu olduğunun açıklanıp gösterilmemesi,
Sanıkların lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme uyarınca, kooperatif harcamalarının usulüne uygun olduğuna dair Denetim Kurulu üyeleri ... ve ... tarafından düzenlenmiş gibi gösterilen ve 25/10/2002 günlü raporun zimmetin açığa çıkmasını önleyici hileli davranış kabul edilmesi karşısında, belirtilen 25/10/2002 günlü rapordaki imzaların Nazım ve ...'ye ait olup olmadığı ve aldatıcılık yeteneğinin bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu da alındıktan sonra, sanıkların söz konusu eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak, buna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 25/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan ceza miktarına göre sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Faturalar karşılığı alınan malzemelerin inşatlarda kullanıldığı ve sanık ... müdafiinin verdiği 6/5/2010 tarihli dilekçe ekindeki gider makbuzlarının bilirkişilerce değerlendirilmediğinin savunulmuş olması karşısında; sanıklar ve kooperatif arasında açılan alacak davalarının bu dosya arasına getirilmesi ve inşaat konusunda uzman bilirkişilerin iştiraki ile mahallinde keşif yapılarak sanıkların görevden ayrıldıkları tarih itibariyle inşaatların fiziki gerçekleşme oranı ve Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak toplam inşaat maliyetinin bilirkişiden alınacak raporla saptanmasından sonra, kooperatife ait defter, kayıt, belgeler, banka hesap ekstreleri ve tüm dökümanların kül halinde dava dosyasıyla birlikte konunun uzmanı Emekli Sayıştay Uzman Denetçilerinden oluşan bilirkişiler kuruluna tevdii edilerek; iddia ve savunmalarda değerlendirilmek suretiyle, kooperatifin suç tarihleri arasındaki sağlanan tüm gelirleri ile mahkemece yapılacak keşif sonucu teknik bilirkişilerce verilen rapordaki tespitlerde dikkate alınarak kooperatifin gaye ve inşaatları için yapılanlar dahil tüm giderlerinin ne kadar olduğunun belirlenip karşılaştırılarak arada bir farkın bulunup bulunmadığı, sanıkların zimmetlerinde kalan bir miktar olup olmadığının ve varsa, ne şekilde oluştuğu ve nereden kaynaklandığı ve miktarı ile kasıtlarını belirleme bakımından sanıkların menfaat sağlama sürecindeki konumları, görevleri ve hangi ölçüde etkili oldukları, menfaatin kime sağlandığı ve biçimi hususlarında ayrıntılı mütalaa alındıktan sonra hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, iddia ve savunmaları yeterince değerlendirmeyen bilirkişi raporuna dayanılarak eksik soruşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
2002 ve öncesi olan suç tarihi itibariyle sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle lehe yasa karşılaştırmasının buna göre yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Gebze Ticaret Sicili Memurluğunca verilen 9/9/2004 günlü yazı cevabına göre, sanık ...'ın 3/7/2002-28/5/2003 tarihleri arasında Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptığı bildirildiği gözetildiğinde, 2002 ve öncesi olan zimmet eylemlerinden bu sanığın ne suretle sorumlu olduğunun açıklanıp gösterilmemesi,
Sanıkların lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme uyarınca, kooperatif harcamalarının usulüne uygun olduğuna dair Denetim Kurulu üyeleri ... ve ... tarafından düzenlenmiş gibi gösterilen ve 25/10/2002 günlü raporun zimmetin açığa çıkmasını önleyici hileli davranış kabul edilmesi karşısında, belirtilen 25/10/2002 günlü rapordaki imzaların Nazım ve ...'ye ait olup olmadığı ve aldatıcılık yeteneğinin bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu da alındıktan sonra, sanıkların söz konusu eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak, buna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 25/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.