Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/528 K.2012/13708
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmolunan cezanın miktarı itibariyle sanık müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas, 2011/183 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağından suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Suç tarihlerinde yürürlükte olan Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 62. maddesinin “Belediye Zabıtası memurlarına zabıta hizmetleri dışında bir görev yüklenemez” hükmü ile 13/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununun 51. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 11/04/2007 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 42. maddesinin “Belediye Zabıta görevlilerine zabıta hizmetleri dışında bir görev verilemez. Ancak olağanüstü hallerde mülki amir veya belediye başkanının emri ile geçici olarak hizmetin gerektirdiği başka görevler de verilebilir.” şeklindeki hükmü karşısında, belediye zabıta memuru olarak görev yapmakta iken kadro değişikliği yapılmaksızın sözlü olarak 2005 yılı Eylül ayı ile 2007 yılı Temmuz ayı arasında işgaliye harçlarının tahsili ile görevlendirilen sanık ...'nin yasal olmayan bu görevlendirme sırasında gerçekleştirdiği kabul edilen belediyeye ait tahsilatları kayıtlara intikal ettirmeyerek mal edinmesi eylemlerinin zincirleme hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile zincirleme zimmet olarak kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabüle göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşulu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Zimmet
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmolunan cezanın miktarı itibariyle sanık müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas, 2011/183 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağından suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Suç tarihlerinde yürürlükte olan Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 62. maddesinin “Belediye Zabıtası memurlarına zabıta hizmetleri dışında bir görev yüklenemez” hükmü ile 13/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununun 51. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 11/04/2007 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 42. maddesinin “Belediye Zabıta görevlilerine zabıta hizmetleri dışında bir görev verilemez. Ancak olağanüstü hallerde mülki amir veya belediye başkanının emri ile geçici olarak hizmetin gerektirdiği başka görevler de verilebilir.” şeklindeki hükmü karşısında, belediye zabıta memuru olarak görev yapmakta iken kadro değişikliği yapılmaksızın sözlü olarak 2005 yılı Eylül ayı ile 2007 yılı Temmuz ayı arasında işgaliye harçlarının tahsili ile görevlendirilen sanık ...'nin yasal olmayan bu görevlendirme sırasında gerçekleştirdiği kabul edilen belediyeye ait tahsilatları kayıtlara intikal ettirmeyerek mal edinmesi eylemlerinin zincirleme hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile zincirleme zimmet olarak kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabüle göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşulu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.