‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/5253 K.2011/21073

Esas No: 2011/5253 · Karar No: 2011/21073 · Karar Tarihi: 22.09.2011
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve bu amaçla kurulmuş örgüte üye olma, zincirleme biçimde zimmet ve buna iştirak, bilişim sistemine girme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıkların suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve bu amaçla kurulmuş örgüte üye olma suçlarından beraetlerine, zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan ve atılı diğer suçların kül halinde zincirleme biçimde nitelikli dolandırıcılık olarak kabulüyle mahkümiyetlerine dair, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/01/2010 gün ve 2007/204 Esas, 2010/1 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve bu örgüte üye olma suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeyen ...'nün davaya müdahil olarak katılması mümkün olmayıp verilen katılma kararı bu suçlar yönünden hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden, katılan vekilinin sanıklar haklarında suç işlemek için örgüt kurma, yönetme ve bu örgüte üye olma suçlarından kurulan beraet hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, sanıklar haklarında zincirleme biçimde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında zincirleme biçimde nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklardan ...'in .../Adapazarı ... Merkezi'nde “veznedar” olarak görev yapmakta olduğu, memur yetersizliği nedeniyle merkez müdürü ... ...'ın sözlü talimatı üzerine kasa işlemlerine ek olarak gişe tahsilat işlemlerini de yerine getirdiği, kendisinin de yasal engeli bulunmayan bu görevlendirmeyi benimsediği, 26/05/2007 tarihinde kapalı olmasına rağmen önceden temin ettiği anahtarlarla merkezin kepengini ve giriş kapısını açtığı ve dağıtıcı ... ...'e ait olup bir şekilde öğrenmiş olduğu elektronik güvenlik sistemiyle ilgili şifreyi kullanarak güvenlik sistemini devreden çıkartmak suretiyle merkezden içeri girip, çalışmakta olduğu 02 no.lu otomasyon gişesinden 08.38 – 10.20 saatleri arasında

İstanbul'daki 17 ayrı ... merkezinde ödenmek üzere havale bedeli ve posta ücreti almadan bir çok kişi adına toplam tutarı 1.018.850,00 TL. olan 130 adet sahte havale kabul işlemi yaptığı, bu havalelerden 30 adedinin aynı gün değişik ... merkezlerinden alıcı ismine düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanları ibraz eden şahıslara ödendiği, ödenen havale tutarının 231.500,00 TL. olduğu, olayın .../İstanbul ... merkezi şefi ... ...'ün merkezlerine ulaşan ve çekilen havalelerden miktar, sayı ve gün itibarıyla şüphelenip ... ... merkez müdürü ... ...'a telefonla ulaşıp durumu bildirmesi üzerine yapılan inceleme ve kontrol sonucu ortaya çıktığı, bunun üzerine ödenmeyen 100 adet havalenin ilgililerine ödenmemesi ve havale alıcılarının geldiklerinde yakalanmaları hususunda ilgili ... merkez müdürlükleri ile emniyet birimlerinin harekete geçirildiği, 28/05/2007 günü de ... ... Merkezi'ne adlarına gelen havaleleri almak için gelen sanıklardan ... ve ...'ın üzerlerinde ... ... ve ... ... adına düzenlenmiş sahte kimliklerle yakalandıkları, bu sanıkların alınan savunmaları ve yapılan soruşturma sonucu diğer sanıklar ..., ... ve ...'ün de yakalandığı dava konusu somut olayda, Dairemizin istikrar kazanmış muhtelif kararlarında yasal bir engel bulunmadığı takdirde bu ... görevlendirmelerde ilgilinin görevi kabul ederek fiilen yürütmesi halinde görevlendirmenin usulüne uygun olduğunun kabul edilmesi karşısında kamu görevlisi olan sanık ...'ın diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde katılan kurumu zarara uğratarak gerek kendisinin gerekse diğer sanıkların mal edinip menfaat sağlaması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin TCK.nun 212. maddesi de gözetilerek zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve zimmet suçunu, diğer sanıkların eylemlerinin de zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve zimmete yardım etme suçlarını oluşturduğu gözetilmeyerek sanıklar haklarında zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının ve bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçlarından hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı zaman dilimi içinde katılan kurum aleyhine 130 adet sahte havale kabul işlemi yapmak suretiyle katılanı 231.500,00 TL. zarara uğrattığı gözetilmeden, şartları oluşmadığı halde, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
Sanıklardan ..., ..., ... ve ...'in haklarında tekerrüre esas alınan ve TCK.nun 58. ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/2. maddelerinin uygulanmasına dayanak oluşturan hükümlülüklerin karar yerinde gösterilmemesi ile denetime

olanak verecek şekilde onaylı suretleri de getirtilmeden noksan araştırmaya dayanılarak 58. maddenin uygulanmasına karar verilmesi,
Sanıkların kendi altsoyları yönüyle 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihi ile sınırlı olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Suçun 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklardan ... hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar haklarında zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklardan ..., ..., ... ve ...'in haklarında tekerrüre esas alınan ve TCK.nun 58. ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/2. maddelerinin uygulanmasına dayanak oluşturan hükümlülüklerin karar yerinde gösterilmemesi ile denetime olanak verecek şekilde onaylı suretleri de getirtilmeden noksan araştırmaya dayanılarak 58. maddenin uygulanmasına karar verilmesi,
Sanıkların kendi altsoyları yönüyle 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihi ile sınırlı olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın kapsamına, tutuklulukta geçen süre ile tutuklama koşullarında değişiklik bulunmamasına göre sanıklardan ...'in tahliye isteminin reddine, 22/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?