Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/4593 K.2011/4503
Irza geçme ve oniki yaşını bitirmeyen mağduru kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ... ...’in yapılan yargılanması sonunda; ırza geçme eylemlerinin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile bu suçlardan ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkümiyetine dair, İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.09.2005 gün ve 2005/332 Esas, 2005/243 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın üzerine atılı kaçırıp alıkoyma suçlarını düzenleyen 765 sayılı TCK.nun 431, 55/3 ve 59. maddeleri ile 2251 sayılı Yasanın 12/2. maddesinin en lehe tatbikinde dahi 5237 sayılı yasa uyarınca verilen hükümlerin lehe olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden; sanık hakkında mağdur Alper’e yönelik kaçırıp alıkoyma eylemi dolayısıyla hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 109/2,3-f,5 ve 43. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasının 31/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında eksiltilmesi ile 3 yıl 9 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 3 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına ulaşılması ve kabule göre de bu miktar üzerinden 62. madde gereği 1/6 oranında indirim yapıldığında 3 yıl 7 gün hapis cezası kalacağı gözetilmeyerek nihai cezanın 3 yıl 6 gün hapis cezası olarak belirlenmesi ise karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle mağdur Alper’e yönelik kaçırıp alıkoyma eyleminden kurulan hükmün ONANMASINA,
Oluşa uygun olarak sanığın her iki mağdura karşı işlediği kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarının tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezaların tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 29.03.2003 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında mağdur ...’e yönelik kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükkme yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın suç tarihindeki yaşı ve hakkında hükmedilen ceza miktarı nazara alındığında hüküm tarihi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5560, 5728 ve 6008 sayılı Kanunlarla değişik CMK.nun 231. maddesi gereğince mağdur ...’e yönelik eylemi dolayısıyla kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık müdafii lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp bu istem hakkında bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın üzerine atılı kaçırıp alıkoyma suçlarını düzenleyen 765 sayılı TCK.nun 431, 55/3 ve 59. maddeleri ile 2251 sayılı Yasanın 12/2. maddesinin en lehe tatbikinde dahi 5237 sayılı yasa uyarınca verilen hükümlerin lehe olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden; sanık hakkında mağdur Alper’e yönelik kaçırıp alıkoyma eylemi dolayısıyla hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 109/2,3-f,5 ve 43. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasının 31/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında eksiltilmesi ile 3 yıl 9 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 3 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına ulaşılması ve kabule göre de bu miktar üzerinden 62. madde gereği 1/6 oranında indirim yapıldığında 3 yıl 7 gün hapis cezası kalacağı gözetilmeyerek nihai cezanın 3 yıl 6 gün hapis cezası olarak belirlenmesi ise karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle mağdur Alper’e yönelik kaçırıp alıkoyma eyleminden kurulan hükmün ONANMASINA,
Oluşa uygun olarak sanığın her iki mağdura karşı işlediği kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarının tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezaların tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 29.03.2003 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında mağdur ...’e yönelik kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükkme yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın suç tarihindeki yaşı ve hakkında hükmedilen ceza miktarı nazara alındığında hüküm tarihi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5560, 5728 ve 6008 sayılı Kanunlarla değişik CMK.nun 231. maddesi gereğince mağdur ...’e yönelik eylemi dolayısıyla kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık müdafii lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp bu istem hakkında bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.