Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/2593 K.2012/13191
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle zincirleme nitelikli zimmet suçunu işlemesi ve bu suça ilişkin mahkeme kararının usul ve içerik açısından hatalı olduğu iddiasıdır. (2) Mahkeme, sanığın infaz sonrası 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasını kaldırarak, yerine 53/5 maddesi uyarınca iki yıl yedi ay yedi gün süreyle aynı hak ve yetkinin kullanımının yasaklanmasına karar vererek, orijinal hükmü düzeltti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜM: Eylemin zincirleme basit zimmet olarak kabulü ile mahkümiyetine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması sırasında sadece 53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kullanılmasından yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin infazda tereddüt oluşturacak şekilde 53/1. maddesinde belirtilen tüm haklardan yoksunluğa hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki “sanığın 5237 sayılı TCK.53/1 nci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden kamu görevi üstlenme yetkisinin kötüye kullanılması sureti ile zimmet suçunu işlediği anlaşılmakla cezanın infazından sonra başlamak üzere ceza süresi kadar TCK. 53/1. fıkrada belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına” şeklindeki ibarenin çıkartılması ve hüküm fıkrasına “TCK’nın 53/5. maddesi uyarınca sanığın cezanın infazından sonra işlemek üzere, 2 yıl 7 ay 7 gün süreyle aynı Yasanın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkiyi kullanmasının yasaklanmasına” denilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜM: Eylemin zincirleme basit zimmet olarak kabulü ile mahkümiyetine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması sırasında sadece 53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kullanılmasından yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin infazda tereddüt oluşturacak şekilde 53/1. maddesinde belirtilen tüm haklardan yoksunluğa hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki “sanığın 5237 sayılı TCK.53/1 nci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden kamu görevi üstlenme yetkisinin kötüye kullanılması sureti ile zimmet suçunu işlediği anlaşılmakla cezanın infazından sonra başlamak üzere ceza süresi kadar TCK. 53/1. fıkrada belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına” şeklindeki ibarenin çıkartılması ve hüküm fıkrasına “TCK’nın 53/5. maddesi uyarınca sanığın cezanın infazından sonra işlemek üzere, 2 yıl 7 ay 7 gün süreyle aynı Yasanın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkiyi kullanmasının yasaklanmasına” denilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.