Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/2162 K.2012/58
Nitelikli zimmet, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanıklar ... ve ..., nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanık ..., nitelikli zimmet, görevi kötüye kullanma ve denetim görevinin ihmali suçlarından sanık ..., görevi kötüye kullanma ve denetim görevinin ihmali suçlarından sanıklar ..., ..., ... ve ..., görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..., nitelikli zimmet suçundan sanıklar ..., ... ve ..., nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık ..., görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'nın eylemlerinin kül halinde zimmet ve resmi belgede sahtecilik olduğu kabul edilerek mahkümiyetine, sanık ...'ün nitelikli zimmet suçundan mahkümiyetine, görevi kötüye kullanma suçundan beraetine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in görevi kötüye kullanma ve denetim görevinin ihmali suçlarından mahkümiyetlerine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın beraetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.06.2010 gün ve 2008/190 Esas, 2010/94 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ... ve ... müdafiileri, katılan vekili ve O Yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi:
Sanıklar ... ve ...'e tayin olunan cezalarının tür ve miktarı itibariyle koşulları bulunmadığı da gözetilerek sanıklar müdafiilerin duruşmalı inceleme isteği ile sanıklar ... ve ... müdafiilerin yüzüne karşı verilen hükmü bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 06/07/2010 ve 08/07/2010 tarihlerinde temyiz ettikleri anlaşılmakla vaki temyiz taleplerinin CMUK'nın 317 ve 318. maddeleri uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanıklar ... , ... , ..., ..., ... , ..., ... ve ... müdafiileri, katılan vekili ve O Yer C.Savcısının temyiz istemleriyle sınırlı ve duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen 1 yıl hapis cezasının TCK'nın 52/2. maddesine göre günlüğü 20 TL'den paraya çevrilmesi sonucunda 7.300 TL olarak hüküm kurulmasında hata görülmediğinden 7.300 TL yerine 6.000 TL yazılarak düzeltilerek onanması, sanık ... müdafiin temyiz isteminin süreden reddine karar verilmesi nedeniyle beraet eden sanık yararına vekalet ücretine hükmedilerek hükmün düzeltilerek onanması, sanık ...'nın eylemleri kül halinde nitelikli zimmet ve resmi evrakta sahtecilik kabul edilerek hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından zamanaşımı süresince bir karar verilmesinin mümkün görüldüğü yönündeki tebliğnamedeki düşüncelere iştirak edilmemiş; sanık ... ve müşteki sanık ... hakkında zimmet suçundan mahkemece zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüş; sanık ... hakkında nitelikli zimmet suçundan TCK'nın 247/1 ve 247/2. maddeleri ile belirlenen hapis cezasında aynı Yasanın 43/1. maddesi gereğince arttırım yapılırken 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası yerine 8 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası yazılması sonuç cezaya göre mahallinde düzeltilebilecek yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların konumları, dosya kapsamı, savunmaları, olayların oluş biçimi karşısında, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle atılı suçlardan verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan O Yer C.Savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkümiyet, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
Sanıkların küçük bölgede yaşayan birbirleri ile akrabalıkları olan kişiler olduğu, yönetim kurulu üyesi olan sanıklar tarafından birlik genelgelerine açıkça aykırı fahiş miktarlarda emtia dağıtımının sanıklar ..., ve ...'ın talepleri üzerine olduğu, bu sanıkların 2004/2005 kampanya döneminde hakettiklerinin çok üzerinde
usulsüz emtia almalarına rağmen bir sonraki dönemde ... ve ...'ın hiç ürün dökmediği, ...'un ise az miktarda ürün döktüğü ve geri ödemede bulunmadıkları, sanık ... ... tarafından İlter’e yazılan pusulalar ile bu sanıklara verilen emtiaların da üçüncü kişilere tesliminin sağlandığı dikkate alındığında bu emtiaları alma amaçlarının tarımda kullanmak olmadığı, TCK'nın 40/2. maddesi gözetilerek sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın cezalandırılmaları yerine yanılgılı gerekçe ile beraetlerine karar verilmesi,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
Dinlenen sanık ve tanık beyanlarına göre usulsüz emtia dağıtımının sanıklar ... ve ...’nin talimatları doğrultusunda yapıldığı, sanıklar ..., ... ve ... aleyhine beyan olmadığı dikkate alındığında bu üç sanığın usulsüz emtia dağıtımına ne şekilde iştirak ederek görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri kararda açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile mahkümiyetlerine karar verilmesi,
Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli zimmet, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık, sanık ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma, ..., ... hakkında zimmet, ... hakkında zimmet, sahtecilik ve dolandırıcılık, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Katılan ...'in cevabi yazısının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı gözetilerek, tüm sanıkların kooperatifteki görev ile yetkilerinin ve kapsamının ne olduğu, hangi tarihte başlayıp ne zaman sona erdiği, para çekme ve tahsil yetkisinin kimlere ait olduğunun araştırılmadığı; sanık ...’in sahte belge düzenleyerek zimmet suçunu işlediği kabul edilen belgeleri kendisinin düzenlediğini müfettişe verdiği beyanında kabul edip sonraki aşamalarda bu beyanından dönmesine
rağmen belgeler üzerinde imza incelemesi yapılmadığı, sanık ...’un zimmet suçunu işlediği kabul edilen hayali ürün girişine ilişkin belgelerdeki imzaların kendisine ait olmayıp ortaklara ait olduğu savunmasında bulunduğu, ortakların bir kısmınında imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmelerine karşın bahsi geçen belgeler üzerinde imza incelemesi yapılmadığı; soyaya 4 ton toprak karıştırdığı iddia edilen sanık ...’un bunu kabul etmediği, bu yönde beyanda bulunan sanıklar İlter ve ...’in daha sonradan toprak karıştırma olayını görmediklerini beyan ettikleri, toprak karıştırmanın 2002/2003 kampanya döneminde olduğu iddia edilmesine rağmen bu döneme ilişkin zimmet iddiasının olmayıp, 2004/2005 kampanya dönemine ilişkin zimmet iddiaları bulunduğundan; katılan ... ve Gaziköy kooperatifinden sanıkların para çekme ve tahsil, kooperatif adına belge düzenleme ve imza yetkileri olup olmadığının, ayrıca izin, ücretsiz izin ve rapor sürelerinin her bir sanık için açıkça sorulması, hayali ürün girişine ilişkin belgeleri kimin düzenlediği ve imzaların kime ait olduğunun şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti için kriminal inceleme yapıldıktan sonra, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, sonucu dairesinde dosya kapsamına uygun hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle sanıklar ... ve ...'un mahkümiyetlerine, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in beraetlerine karar verildiği, beraet eden sanıklar için dosya içeriğine uygun ve yeterli gerekçe gösterilmediği, depo ve kantar sorumlusu sanık ...’in ...’u suçlayan beyanında kendisine de para verdiğini belirtmesine rağmen ...'un mahkümiyetine karar verilirken İlter hakkında beraet kararı verilmek suretiyle çelişkiye düşülerek hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK'nın 53/1. maddesinin hapis cezasına mahkümiyetin kanuni sonucu olarak uygulanabileceği gözetilmeyerek sanıklar ..., ..., ...., ... ve İrfan hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen adli para cezası ile birlikte uygulanması,
5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık ... hakkında hükmedilen 6 yıl 21 ay 22 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 10 yıl süreyle 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanma kararı verilmesi,
Sanık ...’un 01/03/2005 tarihinde Islahiye kooperatifine atandığı ve zimmet kabul edilen eylemlerin 765 sayılı TCK'nın yürürlükte olduğu dönemde meydana
geldiği, 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eylemlerinin uyduğu kabul edilen 5237 ve 765 sayılı Yasaların ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerekirken denetime olanak verecek biçimde cezalar hesaplanıp sonuçlar belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık ... hakkında TCK'nın 247/2. maddesinin uygulanmama gerekçesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri, katılan vekili ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanıklar ... ve ...'e tayin olunan cezalarının tür ve miktarı itibariyle koşulları bulunmadığı da gözetilerek sanıklar müdafiilerin duruşmalı inceleme isteği ile sanıklar ... ve ... müdafiilerin yüzüne karşı verilen hükmü bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 06/07/2010 ve 08/07/2010 tarihlerinde temyiz ettikleri anlaşılmakla vaki temyiz taleplerinin CMUK'nın 317 ve 318. maddeleri uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanıklar ... , ... , ..., ..., ... , ..., ... ve ... müdafiileri, katılan vekili ve O Yer C.Savcısının temyiz istemleriyle sınırlı ve duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen 1 yıl hapis cezasının TCK'nın 52/2. maddesine göre günlüğü 20 TL'den paraya çevrilmesi sonucunda 7.300 TL olarak hüküm kurulmasında hata görülmediğinden 7.300 TL yerine 6.000 TL yazılarak düzeltilerek onanması, sanık ... müdafiin temyiz isteminin süreden reddine karar verilmesi nedeniyle beraet eden sanık yararına vekalet ücretine hükmedilerek hükmün düzeltilerek onanması, sanık ...'nın eylemleri kül halinde nitelikli zimmet ve resmi evrakta sahtecilik kabul edilerek hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından zamanaşımı süresince bir karar verilmesinin mümkün görüldüğü yönündeki tebliğnamedeki düşüncelere iştirak edilmemiş; sanık ... ve müşteki sanık ... hakkında zimmet suçundan mahkemece zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüş; sanık ... hakkında nitelikli zimmet suçundan TCK'nın 247/1 ve 247/2. maddeleri ile belirlenen hapis cezasında aynı Yasanın 43/1. maddesi gereğince arttırım yapılırken 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası yerine 8 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası yazılması sonuç cezaya göre mahallinde düzeltilebilecek yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların konumları, dosya kapsamı, savunmaları, olayların oluş biçimi karşısında, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle atılı suçlardan verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan O Yer C.Savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkümiyet, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
Sanıkların küçük bölgede yaşayan birbirleri ile akrabalıkları olan kişiler olduğu, yönetim kurulu üyesi olan sanıklar tarafından birlik genelgelerine açıkça aykırı fahiş miktarlarda emtia dağıtımının sanıklar ..., ve ...'ın talepleri üzerine olduğu, bu sanıkların 2004/2005 kampanya döneminde hakettiklerinin çok üzerinde
usulsüz emtia almalarına rağmen bir sonraki dönemde ... ve ...'ın hiç ürün dökmediği, ...'un ise az miktarda ürün döktüğü ve geri ödemede bulunmadıkları, sanık ... ... tarafından İlter’e yazılan pusulalar ile bu sanıklara verilen emtiaların da üçüncü kişilere tesliminin sağlandığı dikkate alındığında bu emtiaları alma amaçlarının tarımda kullanmak olmadığı, TCK'nın 40/2. maddesi gözetilerek sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın cezalandırılmaları yerine yanılgılı gerekçe ile beraetlerine karar verilmesi,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
Dinlenen sanık ve tanık beyanlarına göre usulsüz emtia dağıtımının sanıklar ... ve ...’nin talimatları doğrultusunda yapıldığı, sanıklar ..., ... ve ... aleyhine beyan olmadığı dikkate alındığında bu üç sanığın usulsüz emtia dağıtımına ne şekilde iştirak ederek görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri kararda açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile mahkümiyetlerine karar verilmesi,
Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli zimmet, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık, sanık ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma, ..., ... hakkında zimmet, ... hakkında zimmet, sahtecilik ve dolandırıcılık, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Katılan ...'in cevabi yazısının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı gözetilerek, tüm sanıkların kooperatifteki görev ile yetkilerinin ve kapsamının ne olduğu, hangi tarihte başlayıp ne zaman sona erdiği, para çekme ve tahsil yetkisinin kimlere ait olduğunun araştırılmadığı; sanık ...’in sahte belge düzenleyerek zimmet suçunu işlediği kabul edilen belgeleri kendisinin düzenlediğini müfettişe verdiği beyanında kabul edip sonraki aşamalarda bu beyanından dönmesine
rağmen belgeler üzerinde imza incelemesi yapılmadığı, sanık ...’un zimmet suçunu işlediği kabul edilen hayali ürün girişine ilişkin belgelerdeki imzaların kendisine ait olmayıp ortaklara ait olduğu savunmasında bulunduğu, ortakların bir kısmınında imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmelerine karşın bahsi geçen belgeler üzerinde imza incelemesi yapılmadığı; soyaya 4 ton toprak karıştırdığı iddia edilen sanık ...’un bunu kabul etmediği, bu yönde beyanda bulunan sanıklar İlter ve ...’in daha sonradan toprak karıştırma olayını görmediklerini beyan ettikleri, toprak karıştırmanın 2002/2003 kampanya döneminde olduğu iddia edilmesine rağmen bu döneme ilişkin zimmet iddiasının olmayıp, 2004/2005 kampanya dönemine ilişkin zimmet iddiaları bulunduğundan; katılan ... ve Gaziköy kooperatifinden sanıkların para çekme ve tahsil, kooperatif adına belge düzenleme ve imza yetkileri olup olmadığının, ayrıca izin, ücretsiz izin ve rapor sürelerinin her bir sanık için açıkça sorulması, hayali ürün girişine ilişkin belgeleri kimin düzenlediği ve imzaların kime ait olduğunun şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti için kriminal inceleme yapıldıktan sonra, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, sonucu dairesinde dosya kapsamına uygun hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle sanıklar ... ve ...'un mahkümiyetlerine, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in beraetlerine karar verildiği, beraet eden sanıklar için dosya içeriğine uygun ve yeterli gerekçe gösterilmediği, depo ve kantar sorumlusu sanık ...’in ...’u suçlayan beyanında kendisine de para verdiğini belirtmesine rağmen ...'un mahkümiyetine karar verilirken İlter hakkında beraet kararı verilmek suretiyle çelişkiye düşülerek hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK'nın 53/1. maddesinin hapis cezasına mahkümiyetin kanuni sonucu olarak uygulanabileceği gözetilmeyerek sanıklar ..., ..., ...., ... ve İrfan hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen adli para cezası ile birlikte uygulanması,
5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık ... hakkında hükmedilen 6 yıl 21 ay 22 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 10 yıl süreyle 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanma kararı verilmesi,
Sanık ...’un 01/03/2005 tarihinde Islahiye kooperatifine atandığı ve zimmet kabul edilen eylemlerin 765 sayılı TCK'nın yürürlükte olduğu dönemde meydana
geldiği, 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eylemlerinin uyduğu kabul edilen 5237 ve 765 sayılı Yasaların ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerekirken denetime olanak verecek biçimde cezalar hesaplanıp sonuçlar belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık ... hakkında TCK'nın 247/2. maddesinin uygulanmama gerekçesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri, katılan vekili ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.