Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/2117 K.2012/13576
Özet: Uyuşmazlık, mahkemece verilen zimmet ve zimmete sebebiyet verme suçlarıyla ilgili beraet veya mahkumiyet kararının temyiz edilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, temyiz itirazlarını inceleyerek usul ve kanuna uygun olmayan kararın bozulmasına karar verip yeni bir hüküm vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, zimmete sebebiyet verme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın savunmasında borç karşılığı hayvanlara aşı yaptığını ve sonradan borçların ödenmesi üzerine tahsil ettiği paraları banka hesabına yatırdığını beyan etmesi karşısında bu kişiler ile yine sanık tarafından kalemle üzerinde değişiklik yapıldığı anlaşılan makbuzlarda adı geçen kişilerin tamamının araştırılarak tespit edilebilenlerin olayla ilgili beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/06/2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere; 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olabileceği ve tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından 765 sayılı TCK'nın 95. maddesinde belirtilen deneme sürelerinin gözönünde bulundurulması gerektiği dikkate alındığında ve sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2005 gün ve 2002/388 Esas, 2005/201 Karar sayılı ilamı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan hapis cezasından çevrilme 1540,63 TL adli para cezasına ilişkin erteli mahkümiyetinin bulunduğu ve sanığın deneme süresi içinde son olarak 02/11/2006 günü müsnet suçu işlediğinin kabul edilmesi karşısında hakkında TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkilerden birini kötüye kullanmak suretiyle ve kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle hapis cezasına hükmedilmesine rağmen aynı Yasanın 53/1 ve 53/5. maddelerinin uygulanmaması,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için ayrı bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısı, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Zimmet, zimmete sebebiyet verme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın savunmasında borç karşılığı hayvanlara aşı yaptığını ve sonradan borçların ödenmesi üzerine tahsil ettiği paraları banka hesabına yatırdığını beyan etmesi karşısında bu kişiler ile yine sanık tarafından kalemle üzerinde değişiklik yapıldığı anlaşılan makbuzlarda adı geçen kişilerin tamamının araştırılarak tespit edilebilenlerin olayla ilgili beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/06/2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere; 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olabileceği ve tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından 765 sayılı TCK'nın 95. maddesinde belirtilen deneme sürelerinin gözönünde bulundurulması gerektiği dikkate alındığında ve sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2005 gün ve 2002/388 Esas, 2005/201 Karar sayılı ilamı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan hapis cezasından çevrilme 1540,63 TL adli para cezasına ilişkin erteli mahkümiyetinin bulunduğu ve sanığın deneme süresi içinde son olarak 02/11/2006 günü müsnet suçu işlediğinin kabul edilmesi karşısında hakkında TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkilerden birini kötüye kullanmak suretiyle ve kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle hapis cezasına hükmedilmesine rağmen aynı Yasanın 53/1 ve 53/5. maddelerinin uygulanmaması,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için ayrı bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısı, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.