Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/1965 K.2011/2520
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın zorla ırza geçmek suçundan verilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK ve ilgili kanunlarla çelişen hükümler nedeniyle hukuka uygunluğunun incelenmesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, kararın hatalı kısımlarını düzelterek, sanığın 765 sayılı TC K'nin 31 ve 33 maddelerinin uygulanmasına hükmeder; diğer kanunlara ilişkin çelişki nedeniyle hapis cezasının devam etmesini onaylar.
Zorla ırza geçmek suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/10/2005 gün ve 2002/91 Esas, 2005/712 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenip her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 5237 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamede bu hususlarda bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Lehe kabul edilen 765 sayılı TCK.na göre hüküm kurulduğu halde fer'i ceza bakımından 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesindeki hakları kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasındaki “sanığa sonuçta verilen özgürlüğü bağlayıcı cezanın hapis olması nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, ancak sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde öngörülen haklarını kullanmaktan yoksun kılınmasına” ibaresinin çıkarılması ve yerine “sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenip her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 5237 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamede bu hususlarda bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Lehe kabul edilen 765 sayılı TCK.na göre hüküm kurulduğu halde fer'i ceza bakımından 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesindeki hakları kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasındaki “sanığa sonuçta verilen özgürlüğü bağlayıcı cezanın hapis olması nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, ancak sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde öngörülen haklarını kullanmaktan yoksun kılınmasına” ibaresinin çıkarılması ve yerine “sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.