‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/14435 K.2012/12853

Esas No: 2011/14435 · Karar No: 2012/12853 · Karar Tarihi: 11.12.2012
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs

**HÜKÜM:** Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla, anılan Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verilmesi, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekilde iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarılması ve bu düzenlemeye göre görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise, kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde, aynı Yasanın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturabileceğinin de anlaşılması karşısında; sanığın işlediği ileri sürülen resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle hakkında işlem yapmak isteyen müşteki kolluk görevlisine rüşvet teklif ettiğinin iddia ve kabul edilmesi ile resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2009/83 Esas, 2010/343 Karar sayılı dosyada beraet hükmü tesis edildiğinin de anlaşılması karşısında, bu dosyanın kesinleşmesi beklenip sonucuna göre suç niteliğinin tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçun konusunu oluşturan adli emanetteki paranın 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesi gereğince müsaderesi gerektiği gözetilmeden aynı Yasanın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?