‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/14280 K.2012/163

Esas No: 2011/14280 · Karar No: 2012/163 · Karar Tarihi: 24.01.2012
Özet: (1) Uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili bilgi ve belgeleri elinde bulunduran sanığın, bu bilgileri imha etmek için para talep etmesi ve müştekinin bu talepleri kabul etmeyerek para vermeyi reddetmesi üzerine oluşan uyuşmazlık; (2) Mahkeme, sanığın irtikap suçunu işlemediğini belirterek, ilgili cezaların zamanaşımı nedeniyle davayı düşürmeye karar verdi.
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İrtikap

**HÜKÜM:** Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Müşteki beyanlarına, tanık anlatımlarına, savunmaya, olaya ilişkin tutanaklara ve dosya içeriğine göre Samsun İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğünde Operasyon Tim Komutanı olarak görev yapan sanığın elinde uyuşturucu kaçakçılığı yaptığına dair bilgi ve belgeler bulunduğunu bir miktar para vermesi durumunda bunları imha edeceğini aksi takdirde işleme koyacağını ima ederek menfaat temin etmeye çalıştığı, müştekinin böyle bir şeyle ilgisinin olmadığını beyan etmesi üzerine hasta yakınlarının bulunduğunu beyan ederek müştekiden para istediği, müştekinin para vermeyi kabul etmemesi üzerine yanından ayrıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 250/1. maddesindeki düzenlemeye nazaran da cebri irtikap suçunun oluşması için kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar etmesi gerektiği, somut olayda sanığın yasanın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan bir davranışı bulunmadığı, bu itibarla irtikap suçunun yasal unsurunun oluşmadığı, sanığın sübuta eren eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, ancak bu suçun 765 sayılı TCK'nın 240/1. maddesinde öngörülen
cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 2002 yılı ile inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sıyılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?