Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/13533 K.2012/7327
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın LPG dolum istasyonunda mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla ilgili olarak mahkeme kararı ve temyiz dosyasının incelenmesiyle ortaya çıktı; (2) Mahkeme, sanığın önceki hüküm nedeniyle tekerrüre esas ilamı göz önünde bulundurarak hapis cezası yerine adli para cezasına karar vermiş ve bu kararın temyiz edilmesini reddederek mahkümiyetin onaylanmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan mahkümiyeti olduğundan, CMK'nın 231/6-a maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/06/2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere; 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olabileceği ve tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından 765 sayılı TCK'nın 95. maddesinde belirtilen deneme sürelerinin gözönünde bulundurulması gerektiği dikkate alındığında ve sanığa ait sabıka kaydının incelenmesinde, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/09/2002 gün ve 2000/529 Esas, 2002/67 Karar sayılı ilamı ile sanığın mühür bozma suçundan 360 TL adli para cezasına ilişkin mahkümiyetinin bulunduğu, bu cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesine göre tecil edildiği ve sanığın deneme süresi içinde 09/12/2005 günü iş bu davaya konu suçu işlediği anlaşıldığına göre; sanık hakkında tekerrüre esas ilam nedeniyle TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanmaması, sanığın işlediği mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, “hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez” hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı cezanın sonradan paraya çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın işlettiği LPG dolum istasyonunun katılan belediye görevlilerince ruhsatı bulunmadığından 11/12/2001 tarihinde mühürlendiği ancak 29/08/2005, 20/10/2005 ve 09/12/2005 tarihlerinde yapılan kontrollerde faaliyete devam etmek suretiyle mühür bozma suçunu işlediği iddia, savunma, 29/08/2005, 20/10/2005 ve 09/12/2005 tarihli tutanaklar ve dosya kapsamından anlaşılmakla; delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan mahkümiyeti olduğundan, CMK'nın 231/6-a maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/06/2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere; 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olabileceği ve tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından 765 sayılı TCK'nın 95. maddesinde belirtilen deneme sürelerinin gözönünde bulundurulması gerektiği dikkate alındığında ve sanığa ait sabıka kaydının incelenmesinde, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/09/2002 gün ve 2000/529 Esas, 2002/67 Karar sayılı ilamı ile sanığın mühür bozma suçundan 360 TL adli para cezasına ilişkin mahkümiyetinin bulunduğu, bu cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesine göre tecil edildiği ve sanığın deneme süresi içinde 09/12/2005 günü iş bu davaya konu suçu işlediği anlaşıldığına göre; sanık hakkında tekerrüre esas ilam nedeniyle TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanmaması, sanığın işlediği mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, “hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez” hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı cezanın sonradan paraya çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın işlettiği LPG dolum istasyonunun katılan belediye görevlilerince ruhsatı bulunmadığından 11/12/2001 tarihinde mühürlendiği ancak 29/08/2005, 20/10/2005 ve 09/12/2005 tarihlerinde yapılan kontrollerde faaliyete devam etmek suretiyle mühür bozma suçunu işlediği iddia, savunma, 29/08/2005, 20/10/2005 ve 09/12/2005 tarihli tutanaklar ve dosya kapsamından anlaşılmakla; delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.