Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/13217 K.2012/10537
Özet: İşleminde, 08/02/2005 tarihli denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak suçunun yedi yıl altı aylık cezalı olduğunu belirten 765 sayılı TCK, 102/4 ve 104/2. maddelerine ilişkin yasal sürenin geçip, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi ve 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesinin geçerli olduğu sonucuna vararak, 321. maddi CMUK uyarınca kararın bozulmuş, ancak yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddelerine dayanarak 18/10/2012’de oybirliğiyle davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak
HÜKÜM: Beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tabi olduğu son suç tarihi olan 08/02/2005 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasının 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak
HÜKÜM: Beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tabi olduğu son suç tarihi olan 08/02/2005 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasının 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.