Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/12352 K.2013/916
Özet: Uyuşmazlık, sanıklar Haydar ve İsmet’in kooperatifteki zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından oluşan zincirleme basit zimmet davasıdır; mahkeme, bu eylemlerin nitelikli zimmet olarak değerlendirilmediğini, usul hataları ve zamanaşımı nedeniyle kararları bozarak beraet veya hafif cezalar vermiştir. Mahkeme, sanıkların zimmet suçlarından beraat ettirerek kararını iptal etmiş ve ilgili hükümlerin kaldırılmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Sanıklar Haydar ve İsmet'in kül halinde kabul edilen zincirleme basit zimmet suçundan mahkümiyetlerine sanıklar ... ve Avni'nin zimmet ve görevi kötüye kullanma, sanık ...'in görevi kötüye kullanma suçlarından beraetlerine dair vekili
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar Emel, ... ve Avni'nin görevi kötüye kullanmak suçundan beraetlerine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Sanıklara isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun temas ettiği ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince 7 yıl 6 aylık eklemeli dava zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve Avni'nin zimmet suçundan beraetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların suç tarihi itibariyle ilgili kooperatifte yönetim kurulu üyesi oldukları sabit olmakla birlikte, aksi kanıtlanamayan ve diğer sanıklar tarafından itiraz edilmeyen savunmaları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından kooperatifin gelir-gider ve harcamaları konusunda herhangi bir katılımlarının bulunmadığı, fiilen tüm bu işlerin sanıklar Haydar ve İsmet tarafından yürütüldüğü anlaşıldığından tebliğnamede bu sanıklar yönünden de eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar Haydar ve İsmet'in zimmet suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Hazırlık soruşturmasında Sayıştay denetçileri tarafından düzenlenen 07/09/2006 ve 17/01/2007 tarihli raporlar ile yargılama aşamasında Sayıştay emekli denetçileri tarafından düzenlenen 29/09/2009 tarihli raporlar arasında zimmete konu eylemler, miktarlar ve sorumluların belirlenmesi açısından çelişkiler bulunduğu ve raporlar arasındaki çelişki katılan vekili tarafından mahkemeye sunulan 24/12/2009 tarihli dilekçede dile getirildiği halde bu çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların ... ve ... isimli şahıslardan kooperatif adına senet vererek aldıkları borçları kooperatif defter ve kayıtlarına işlemeyerek mal edinmeleri biçiminde gerçekleştiği anlaşılan ve mahkemece iddianamede sayılan diğer eylemlerle birlikte kül halinde zincirleme basit zimmet olarak nitelendirilen eylemlerin kooperatif kayıtlarından tespitinin mümkün olmamasına göre nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
TCK'nın 3 ve 61. maddeleri birlikte değerlendirilerek meydana gelen zararın ağırlığı, suç kastının yoğunluğu da gözetilerek asgari haddin üzerinde ceza tayini gerekirken eylemler ile orantılı olmayacak şekilde alt sınırdan ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar Haydar ve İsmet müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Sanıklar Haydar ve İsmet'in kül halinde kabul edilen zincirleme basit zimmet suçundan mahkümiyetlerine sanıklar ... ve Avni'nin zimmet ve görevi kötüye kullanma, sanık ...'in görevi kötüye kullanma suçlarından beraetlerine dair vekili
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar Emel, ... ve Avni'nin görevi kötüye kullanmak suçundan beraetlerine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Sanıklara isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun temas ettiği ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince 7 yıl 6 aylık eklemeli dava zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve Avni'nin zimmet suçundan beraetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların suç tarihi itibariyle ilgili kooperatifte yönetim kurulu üyesi oldukları sabit olmakla birlikte, aksi kanıtlanamayan ve diğer sanıklar tarafından itiraz edilmeyen savunmaları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından kooperatifin gelir-gider ve harcamaları konusunda herhangi bir katılımlarının bulunmadığı, fiilen tüm bu işlerin sanıklar Haydar ve İsmet tarafından yürütüldüğü anlaşıldığından tebliğnamede bu sanıklar yönünden de eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar Haydar ve İsmet'in zimmet suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Hazırlık soruşturmasında Sayıştay denetçileri tarafından düzenlenen 07/09/2006 ve 17/01/2007 tarihli raporlar ile yargılama aşamasında Sayıştay emekli denetçileri tarafından düzenlenen 29/09/2009 tarihli raporlar arasında zimmete konu eylemler, miktarlar ve sorumluların belirlenmesi açısından çelişkiler bulunduğu ve raporlar arasındaki çelişki katılan vekili tarafından mahkemeye sunulan 24/12/2009 tarihli dilekçede dile getirildiği halde bu çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların ... ve ... isimli şahıslardan kooperatif adına senet vererek aldıkları borçları kooperatif defter ve kayıtlarına işlemeyerek mal edinmeleri biçiminde gerçekleştiği anlaşılan ve mahkemece iddianamede sayılan diğer eylemlerle birlikte kül halinde zincirleme basit zimmet olarak nitelendirilen eylemlerin kooperatif kayıtlarından tespitinin mümkün olmamasına göre nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
TCK'nın 3 ve 61. maddeleri birlikte değerlendirilerek meydana gelen zararın ağırlığı, suç kastının yoğunluğu da gözetilerek asgari haddin üzerinde ceza tayini gerekirken eylemler ile orantılı olmayacak şekilde alt sınırdan ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar Haydar ve İsmet müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.