Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/1169 K.2011/1835
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların ruh sağlığını bozacak basit cinsel saldırı, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali ve basit yaralama suçlarından oluşmaktadır. Mahkeme, sanıkların konut dokunulmazlığını ihlal etme, basit yaralama ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında mahkumiyetini, bazı sanıkları ruh sağlığını bozacak basit cinsel saldırıdan beraat ettirmeyi, diğerlerini tehdit suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar vererek bu hükümlerin onanmasını kabul etmiştir.
Ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, basit yaralama ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; tüm sanıkların konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, sanıklar ..., ... ve ...’in basit yaralama ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkümiyetlerine, sanık ...’in ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan, sanıklar ..., ... ve ...’in 6136 sayılı Yasaya muhalefet, sanık ...’ün ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraetlerine ve sanık ... hakkında tehdit suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair, Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.08.2009 gün ve 2009/104 Esas, 2009/131 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dosya Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan CMUK.nun 365. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen ve bu suç açısından kamu davasına katılma olanağı olmadığı gibi, hükmü temyize hukuken hak ve yetkisi bulunmadığından bu suça ilişkin verilen beraet hükümlerine yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. ve Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanıklar ... ve ... müdafiilerin duruşmalı inceleme taleplerinin sonuç ceza miktarı itibariyle CMUK.nun 318. maddeleri uyarınca reddine ve sanık ... hakkında geceleyin konut dokunulmazlığının ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, CMK.nun 264. maddesi de gözetilerek buna yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteğinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden incelemenin diğer suçlardan kurulan hükümlerle sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış ve sanık ... hakkındaki tehdit suçunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilip uygulama yapılmasına göre yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar ..., ... ve ... haklarında konut dokunulmazlığının ihlali, katılan ...'ye yönelik basit yaralama suçlarından kurulan mahkümiyet, sanık ... hakkında tehdit suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık ... hakkında mağdure ...'e yönelik cinsel saldırı suçundan verilen beraetine dair usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Katılan ...'e yönelik işledikleri cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ..., katılan ...'a karşı gerçekleştirdikleri basit yaralama suçundan sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Dairemizce de benimsenen CGK.nun 17.06.2006 günlü 2006/5-165-213 sayılı kararı ile “soruşturma, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi“ belirlemiş olmakla, 18.11.2008 tarihinde şikayet edilmeleriyle soruşturmaya başlandıktan sonra, hürriyetinden yoksun kıldıkları katılan ...'i 27.11.2008 tarihinde serbest bıraktıkları anlaşılan sanıklar haklarında koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK.nun 110. maddesi gereğince hükmolunan cezalarından 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Sanık ...'ün katılanların bulunduğu evin zilini çalıp kapının açılmasını sağladıktan sonra diğer sanıkların girdikleri evden katılan ...'i zorla kaçırması şeklinde gerçekleşen eylemlerine yardım etmek suretiyle iştirak ettiği gözetilip kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım eden olarak cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraetine karar verilmesi,
Zihinsel özürlü olduğu 19.11.2008 günlü adli raporla belirlenen mağdur ...'a 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca vasi tayin ettirilmesi ve aynı Kanunun 462/8. maddesine göre husumet izninin alınmasından sonra mağdurun müdahilliği konusunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve ayrıca CMK.nun 234/2. maddesi uyarınca mağdura zorunlu vekil atanmadan yargılama yapılması ve hükmün tebliği aşamasında atanan zorunlu vekilin 14.7.2010 günlü temyiz dilekçesindeki açıklamalarının davayı takip iradesini ortaya koyduğu ve şikayeti ifade ettiği nazara alınarak aynı Yasanın 238/2. maddesi gereğince davaya katılmak isteyip istemediği sorulup sonucuna göre bu konuda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine ve tutuklama tarihlerine göre tutuklu sanıklar ... ve ...'ün TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse derhal salıverilmelerinin mahalline bildirilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 09.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan CMUK.nun 365. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen ve bu suç açısından kamu davasına katılma olanağı olmadığı gibi, hükmü temyize hukuken hak ve yetkisi bulunmadığından bu suça ilişkin verilen beraet hükümlerine yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. ve Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanıklar ... ve ... müdafiilerin duruşmalı inceleme taleplerinin sonuç ceza miktarı itibariyle CMUK.nun 318. maddeleri uyarınca reddine ve sanık ... hakkında geceleyin konut dokunulmazlığının ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, CMK.nun 264. maddesi de gözetilerek buna yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteğinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden incelemenin diğer suçlardan kurulan hükümlerle sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış ve sanık ... hakkındaki tehdit suçunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilip uygulama yapılmasına göre yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar ..., ... ve ... haklarında konut dokunulmazlığının ihlali, katılan ...'ye yönelik basit yaralama suçlarından kurulan mahkümiyet, sanık ... hakkında tehdit suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık ... hakkında mağdure ...'e yönelik cinsel saldırı suçundan verilen beraetine dair usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Katılan ...'e yönelik işledikleri cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ..., katılan ...'a karşı gerçekleştirdikleri basit yaralama suçundan sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Dairemizce de benimsenen CGK.nun 17.06.2006 günlü 2006/5-165-213 sayılı kararı ile “soruşturma, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi“ belirlemiş olmakla, 18.11.2008 tarihinde şikayet edilmeleriyle soruşturmaya başlandıktan sonra, hürriyetinden yoksun kıldıkları katılan ...'i 27.11.2008 tarihinde serbest bıraktıkları anlaşılan sanıklar haklarında koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK.nun 110. maddesi gereğince hükmolunan cezalarından 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Sanık ...'ün katılanların bulunduğu evin zilini çalıp kapının açılmasını sağladıktan sonra diğer sanıkların girdikleri evden katılan ...'i zorla kaçırması şeklinde gerçekleşen eylemlerine yardım etmek suretiyle iştirak ettiği gözetilip kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım eden olarak cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraetine karar verilmesi,
Zihinsel özürlü olduğu 19.11.2008 günlü adli raporla belirlenen mağdur ...'a 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca vasi tayin ettirilmesi ve aynı Kanunun 462/8. maddesine göre husumet izninin alınmasından sonra mağdurun müdahilliği konusunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve ayrıca CMK.nun 234/2. maddesi uyarınca mağdura zorunlu vekil atanmadan yargılama yapılması ve hükmün tebliği aşamasında atanan zorunlu vekilin 14.7.2010 günlü temyiz dilekçesindeki açıklamalarının davayı takip iradesini ortaya koyduğu ve şikayeti ifade ettiği nazara alınarak aynı Yasanın 238/2. maddesi gereğince davaya katılmak isteyip istemediği sorulup sonucuna göre bu konuda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine ve tutuklama tarihlerine göre tutuklu sanıklar ... ve ...'ün TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse derhal salıverilmelerinin mahalline bildirilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 09.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.