Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/11577 K.2011/20980
Özet: Uyuşmazlık, kooperatif yöneticileri tarafından zimmet konusundaki büyük miktarlarda para transferleri ve muhasebe kayıtlarının doğruluğu üzerine kurulmuştur; sanıklar, 22 757 162 000 TL ve 20 570 000 000 TL tutarında zimmet yaptığı iddia edilmiştir. Mahkeme, temyiz dilekçesinin eksikliği nedeniyle ilgili sanığın başvurusunu reddederek, diğer sanıkların zimmet suçundan mahkumiyetini sürdürmüş ve kararın süresi içinde Yargıtay’a taşınmasını kabul etmiştir.
Zimmet suçundan sanıklar ... ... ... (...), ..., ... ile Türk Ticaret Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'nun yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ... hakkındaki davanın önödeme nedeniyle ortadan kaldırılmasına, diğer sanıkların atılı zimmet suçundan lehe kabul edilen 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca mahkümiyetlerine dair, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.05.2006 gün ve 2001/253 Esas, 2006/189 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Hükümlerin Av. ... ... tarafından savunması huzurunda da alınmamış olan sanık ... yönünden de vekili sıfatıyla 30.05.2006 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği, ancak dosyada bu sanığın da vekili olduğuna dair belgenin bulunmadığı anlaşıldığından bu sanık yönünden temyiz isteminin reddiyle incelemenin diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mahkemece emekli Sayıştay denetçilerinden aldırılan 10.06.2003 günlü bilirkişi raporunda sanık ... ...'un toplam 22.757.162.000 TL.yi, sanıklar ... ve ...'ün toplam 20.570.000.000 TL.yi zimmetlerine geçirdiklerinin mütalaa edildiği, sanıklar müdafiin dosyada da mevcut bir kısım hakediş raporları ve bunlara dayalı ödemelerin dikkate alınmadığı ve 1.324.572.000 TL.nin muhasebe yanlışlığından kaynaklandığına dair itirazı üzerine alınan bila tarihli ek raporda ise; 1.324.572.000 TL. paranın 43 ve 44 nolu mahsup fişleri ile mükerrer olarak ödenmesinin muhasebe yanlışlığından kaynaklandığı ifade edilmiş ise de, bu yanlışlığın muhasebe kayıtlarında düzeltidiğine ilişkin belge sunulmadığı, iddia olunduğu gibi mükerrer kayıt yapılmış ise 43 veya 44 nolu makbuzlardan birisinin yetkililerce iptal edilip kayıt düzeltilmesi yapılmasının gerektiği, böyle bir işlem yapılmadığı müddetçe 1.324.572.000 TL.nin bir önceki raporda izah olunduğu üzere sanıkların zimmetinde olduğu başkaca zimmet bulunmadığının belirtildiği, ilk raporun bu zimmete ilişkin açıklama kısmında ise; ... ... ile ilgili olarak düzenlenen 1 nolu hakediş tutarının 883.168.000 TL. olduğu ve düzenlenen 2 nolu hakediş
tutarının 2.207.920.000 TL. olduğu, düzenlenen 2 nolu hakedişten 1 nolu hakediş ile ödenen 883.168.000 TL. tenzil edildiğinde 2 nolu hakediş ile ödenmesi gereken miktarın 1.324.572.000 TL. olduğu ve 1.324.572.000 TL.'nin ... ...'a 08.10.1996 gün ve 43 nolu mahsup fişi ile ödendiği görülmüş ise de 10.11.1996 tarihinde düzenlenen yine 2 nolu hakedişte yapılan iş tutarının 2.207.920.000 TL. olduğu bu miktardan daha önce ödenen 883.168.000 TL. düşüldüğünde kalan 1.324.572.000 TL.nin tekrar bu kez 10.11.1996 gün ve 44 nolu mahsup fişi ile ... ...'a ödendiği anlaşılmakla 1.324.572.000 TL. ... ...'a ikinci kez ödendiği gösterilmiş olmakla 1.324.572.000 TL.nin kooperatif yöneticileri olan sanıkların zimmetinde bulunduğu belirtilmiş olup, ... ... ...'un 01.02.1991-06.04.1999, ...'nin 01.06.1997-03.03.1999, ...'ün 01.06.1997-14.11.1999 yılları arasında görev yaptıkları, sanık ... ...'un bu süre içerisinde toplam 22.757.162.000 TL.yi sanıklar ... ve ...'ün toplam 20.570.000.000 TL.yi zimmetlerine geçirdikleri kabul edilmiş ise de, mahkemece dinlenmemiş olan ...'nün kollukça alınan 21.06.2000 günlü beyanında kooperatifin kuruluşundan itibaren tüm inşaat malzeme alım, evrak ve sair her türlü işlemlerin bizzat kooperatif başkanı olan sanık ... tarafından yapıldığını ifade ettiği gibi, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda 1.324.572.000 TL. dışında zimmet olmadığının mütalaa edildiği, bu zimmet tarihinin ise 10.11.1996 olduğu, bu tarihte sanıklar ... ve ...'ün yönetim kurulu üyesi dahi olmadıkları, kaldı ki Sanayi ve Ticaret Bakanlığı kontrolörünün raporuna ekli Dz.3/23'te yer ... kooperatifin ... ve üyelerinin görev sürelerini gösterir çizelgede de görev tarihlerinin de farklı olduğu anlaşılmakla, harcamanın mükerrer olmasının veya belgeye dayanmasının ... başına zimmet suçunun oluşuma yeterli olamayacağı, ayrıca sanıkların korumalarına bırakılan veya tevdii edilen paranın mal edinildiğinin de tespitinin gerekeceği cihetle, öncelikle sanıkların görev yaptıkları tarihlerin belirlenmesi, ... ... ve ...'nün tanık olarak dinlenilmesi, fiilen hesap ve harcama işlerinin hangi sanık tarafından yapıldığının araştırılması, 44 nolu mahsup fişi ile ... ...'a ikinci kez ödendiği gösterilen 1.324.572.000 TL.nin mükerrer ödeme olup olmadığının belirlenmesi, gerek görüldüğünde yeniden farklı bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre sanıklarca mal edinilen para olup olmadığının karar yerinde tartışılması gerekirken eksik inceleme ile gerekçeden yoksun yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanıkların dosyaya yansıyan ve duruşmada gözlenen olumsuz tutum ve davranışlarının nelerden ibaret olduğu gösterilmeden haklarından TCK.nun 62. maddesinin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi alt soyları üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hükümlerin Av. ... ... tarafından savunması huzurunda da alınmamış olan sanık ... yönünden de vekili sıfatıyla 30.05.2006 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği, ancak dosyada bu sanığın da vekili olduğuna dair belgenin bulunmadığı anlaşıldığından bu sanık yönünden temyiz isteminin reddiyle incelemenin diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mahkemece emekli Sayıştay denetçilerinden aldırılan 10.06.2003 günlü bilirkişi raporunda sanık ... ...'un toplam 22.757.162.000 TL.yi, sanıklar ... ve ...'ün toplam 20.570.000.000 TL.yi zimmetlerine geçirdiklerinin mütalaa edildiği, sanıklar müdafiin dosyada da mevcut bir kısım hakediş raporları ve bunlara dayalı ödemelerin dikkate alınmadığı ve 1.324.572.000 TL.nin muhasebe yanlışlığından kaynaklandığına dair itirazı üzerine alınan bila tarihli ek raporda ise; 1.324.572.000 TL. paranın 43 ve 44 nolu mahsup fişleri ile mükerrer olarak ödenmesinin muhasebe yanlışlığından kaynaklandığı ifade edilmiş ise de, bu yanlışlığın muhasebe kayıtlarında düzeltidiğine ilişkin belge sunulmadığı, iddia olunduğu gibi mükerrer kayıt yapılmış ise 43 veya 44 nolu makbuzlardan birisinin yetkililerce iptal edilip kayıt düzeltilmesi yapılmasının gerektiği, böyle bir işlem yapılmadığı müddetçe 1.324.572.000 TL.nin bir önceki raporda izah olunduğu üzere sanıkların zimmetinde olduğu başkaca zimmet bulunmadığının belirtildiği, ilk raporun bu zimmete ilişkin açıklama kısmında ise; ... ... ile ilgili olarak düzenlenen 1 nolu hakediş tutarının 883.168.000 TL. olduğu ve düzenlenen 2 nolu hakediş
tutarının 2.207.920.000 TL. olduğu, düzenlenen 2 nolu hakedişten 1 nolu hakediş ile ödenen 883.168.000 TL. tenzil edildiğinde 2 nolu hakediş ile ödenmesi gereken miktarın 1.324.572.000 TL. olduğu ve 1.324.572.000 TL.'nin ... ...'a 08.10.1996 gün ve 43 nolu mahsup fişi ile ödendiği görülmüş ise de 10.11.1996 tarihinde düzenlenen yine 2 nolu hakedişte yapılan iş tutarının 2.207.920.000 TL. olduğu bu miktardan daha önce ödenen 883.168.000 TL. düşüldüğünde kalan 1.324.572.000 TL.nin tekrar bu kez 10.11.1996 gün ve 44 nolu mahsup fişi ile ... ...'a ödendiği anlaşılmakla 1.324.572.000 TL. ... ...'a ikinci kez ödendiği gösterilmiş olmakla 1.324.572.000 TL.nin kooperatif yöneticileri olan sanıkların zimmetinde bulunduğu belirtilmiş olup, ... ... ...'un 01.02.1991-06.04.1999, ...'nin 01.06.1997-03.03.1999, ...'ün 01.06.1997-14.11.1999 yılları arasında görev yaptıkları, sanık ... ...'un bu süre içerisinde toplam 22.757.162.000 TL.yi sanıklar ... ve ...'ün toplam 20.570.000.000 TL.yi zimmetlerine geçirdikleri kabul edilmiş ise de, mahkemece dinlenmemiş olan ...'nün kollukça alınan 21.06.2000 günlü beyanında kooperatifin kuruluşundan itibaren tüm inşaat malzeme alım, evrak ve sair her türlü işlemlerin bizzat kooperatif başkanı olan sanık ... tarafından yapıldığını ifade ettiği gibi, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda 1.324.572.000 TL. dışında zimmet olmadığının mütalaa edildiği, bu zimmet tarihinin ise 10.11.1996 olduğu, bu tarihte sanıklar ... ve ...'ün yönetim kurulu üyesi dahi olmadıkları, kaldı ki Sanayi ve Ticaret Bakanlığı kontrolörünün raporuna ekli Dz.3/23'te yer ... kooperatifin ... ve üyelerinin görev sürelerini gösterir çizelgede de görev tarihlerinin de farklı olduğu anlaşılmakla, harcamanın mükerrer olmasının veya belgeye dayanmasının ... başına zimmet suçunun oluşuma yeterli olamayacağı, ayrıca sanıkların korumalarına bırakılan veya tevdii edilen paranın mal edinildiğinin de tespitinin gerekeceği cihetle, öncelikle sanıkların görev yaptıkları tarihlerin belirlenmesi, ... ... ve ...'nün tanık olarak dinlenilmesi, fiilen hesap ve harcama işlerinin hangi sanık tarafından yapıldığının araştırılması, 44 nolu mahsup fişi ile ... ...'a ikinci kez ödendiği gösterilen 1.324.572.000 TL.nin mükerrer ödeme olup olmadığının belirlenmesi, gerek görüldüğünde yeniden farklı bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre sanıklarca mal edinilen para olup olmadığının karar yerinde tartışılması gerekirken eksik inceleme ile gerekçeden yoksun yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanıkların dosyaya yansıyan ve duruşmada gözlenen olumsuz tutum ve davranışlarının nelerden ibaret olduğu gösterilmeden haklarından TCK.nun 62. maddesinin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi alt soyları üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.