Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/10759 K.2012/4836
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, sanığın abonesiz elektrik kullanımı nedeniyle tarlasında kurulu sayaç üzerinde iki ayrı mühür bozma suçu işlediği iddiası üzerine; mahkeme, 16/01/2009 tarihli ilk iddianameden önce gerçekleşen üç eylemin aynı suçun birden fazla işlenmesi niteliğinde olduğunu kabul ederek iki ayrı müstakil suçun oluştuğunu belirtti. Mahkeme, bu gerekçeyle sanığa iki ayrı mühür bozma suçu için ceza tayin etti ve kararını kesinleştirerek 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mühürleme ve mühür fekki tutanakları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, 16/01/2009 tarihli iddianameye konu edildiği üzere, abonesiz elektrik kullanması nedeniyle elektriği kesilip mühürlenen tarlasında kurulu sayaç üzerinde 27/07/2007 ve 16/10/2008 tarihlerinde iki ayrı mühür bozma suçunu işlediği gibi bu eylemlere ilişkin yapılan yargılamaya esas olarak icra olunan keşif sırasında tespit olunan ve birleşen 2009/451 Esas sayılı dosyanın dayanağını oluşturan mühür bozma eyleminin tarihinin de sanığın aksi ispat olunamayan istikrarlı savunması gereği 2008 yılı 11. ayı olarak kabulü gerektiği, bu itibarla tamamı 16/01/2009 tarihli ilk iddianameden önce gerçekleşen ve aralarında hukuki veya fiili bir kesinti bulunmayan üç eyleminin bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda, aynı suçun birden fazla işlenmesi niteliğinde olduğu gözetilerek TCK’nın 203/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca tek bir ceza tayin edilmesi yerine iki ayrı müstakil suçun oluştuğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği ve sanığın adli sicil kaydında gözüken 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş hükmün suç tarihi itibariyle henüz açıklanmamış olması nedeniyle kesinleşmiş bir mahkümiyet hükmü niteliğinde bulunmadığı da dikkate alınarak, 231/6. maddede sayılan koşullar tartışılıp irdelenerek hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mühürleme ve mühür fekki tutanakları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, 16/01/2009 tarihli iddianameye konu edildiği üzere, abonesiz elektrik kullanması nedeniyle elektriği kesilip mühürlenen tarlasında kurulu sayaç üzerinde 27/07/2007 ve 16/10/2008 tarihlerinde iki ayrı mühür bozma suçunu işlediği gibi bu eylemlere ilişkin yapılan yargılamaya esas olarak icra olunan keşif sırasında tespit olunan ve birleşen 2009/451 Esas sayılı dosyanın dayanağını oluşturan mühür bozma eyleminin tarihinin de sanığın aksi ispat olunamayan istikrarlı savunması gereği 2008 yılı 11. ayı olarak kabulü gerektiği, bu itibarla tamamı 16/01/2009 tarihli ilk iddianameden önce gerçekleşen ve aralarında hukuki veya fiili bir kesinti bulunmayan üç eyleminin bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda, aynı suçun birden fazla işlenmesi niteliğinde olduğu gözetilerek TCK’nın 203/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca tek bir ceza tayin edilmesi yerine iki ayrı müstakil suçun oluştuğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği ve sanığın adli sicil kaydında gözüken 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş hükmün suç tarihi itibariyle henüz açıklanmamış olması nedeniyle kesinleşmiş bir mahkümiyet hükmü niteliğinde bulunmadığı da dikkate alınarak, 231/6. maddede sayılan koşullar tartışılıp irdelenerek hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.