Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/10697 K.2012/5257
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde işyerinin faaliyette bulunmadığını, çalışanı ...'yı muhasebeciye verilecek evrakları getirmesi için işyerine gönderdiğini, bu sırada görevlilerin gelerek yokluğunda tutanak tuttuklarını savunması, ...'nın da soruşturma aşamasında benzer şekilde ifade vermesi, buna karşılık 29/11/2007 tarihli mühür bozma tutanağında işyerinin ticari faaliyetini sürdürdüğünün ve sanığın çocuğunun hasta olması nedeniyle diyaliz parasına ihtiyacı bulunduğu için mührü açtığını belirttiğinin yazılı olması karşısında; 29/11/2007 tarihli mühür bozma tutanağını düzenleyen tutanak tanıkları dinlenilip çelişkiler giderildikten ve suça konu yerin suç tarihinde işletilip işletilmediği belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesinde belirtilen "adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz", şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezarlarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 5 gün olduğu nazara alındığında, suç tarihi de gözönünde bulundurularak, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden sanık hakkında yazılı şekilde ceza tayini,
Sanığa verilen adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Suç tarihi 29/11/2006 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 07/11/2006 olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde işyerinin faaliyette bulunmadığını, çalışanı ...'yı muhasebeciye verilecek evrakları getirmesi için işyerine gönderdiğini, bu sırada görevlilerin gelerek yokluğunda tutanak tuttuklarını savunması, ...'nın da soruşturma aşamasında benzer şekilde ifade vermesi, buna karşılık 29/11/2007 tarihli mühür bozma tutanağında işyerinin ticari faaliyetini sürdürdüğünün ve sanığın çocuğunun hasta olması nedeniyle diyaliz parasına ihtiyacı bulunduğu için mührü açtığını belirttiğinin yazılı olması karşısında; 29/11/2007 tarihli mühür bozma tutanağını düzenleyen tutanak tanıkları dinlenilip çelişkiler giderildikten ve suça konu yerin suç tarihinde işletilip işletilmediği belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesinde belirtilen "adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz", şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezarlarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 5 gün olduğu nazara alındığında, suç tarihi de gözönünde bulundurularak, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden sanık hakkında yazılı şekilde ceza tayini,
Sanığa verilen adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Suç tarihi 29/11/2006 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 07/11/2006 olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.