Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/10654 K.2012/6396
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın temyiz dilekçesi ekinde dosyaya ibraz ettiği Adana Çukurova Devlet Hastanesi'nce düzenlenen “depresif bozukluk” bulunduğuna ilişkin 30/03/2007 tarih ve 1678 sayılı rapor karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi uyarınca, yüklenen suçtan dolayı işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı konusunda rapor aldırılıp, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
Kabule göre de;
İddianamede sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK'nın 25. maddesinin 2. fıkrasının da bulunduğu ve bu durum sanık lehine olduğu halde, hükmün gerekçesinde sanığın zorunluluk hali içinde mühür bozma fiilini işleyip işlemediğinin tartışma dışı bırakılması ile talep konusu madde ve fıkra hükmünün uygulanmama ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı verilmemesi,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinden, ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/03/1993 tarih ve 1993/163 Karar sayılı, 3167 sayılı Yasanın 13/1. maddesine muhalefet suçunun 20/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile suç olmaktan çıkarıldığı, dolayısıyla bu suça ilişkin kaydın 5352 sayılı Yasanın 12/2. maddesi uyarınca silinme koşulunun oluştuğu, Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2001 tarih ve 2001/497 Karar sayılı erteli mahkümiyetinin ise 765 sayılı TCK'nın 95. maddesine göre hüküm tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin suç işlemeksizin geçirilmiş olması sebebiyle esasen vaki olmamış sayılacağı, diğer taraftan mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan da söz edilemeyeceği gözetilerek; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, “Müşteki idarenin suçtan kaynaklanan zararının karşılanmamış olması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın temyiz dilekçesi ekinde dosyaya ibraz ettiği Adana Çukurova Devlet Hastanesi'nce düzenlenen “depresif bozukluk” bulunduğuna ilişkin 30/03/2007 tarih ve 1678 sayılı rapor karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi uyarınca, yüklenen suçtan dolayı işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı konusunda rapor aldırılıp, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
Kabule göre de;
İddianamede sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK'nın 25. maddesinin 2. fıkrasının da bulunduğu ve bu durum sanık lehine olduğu halde, hükmün gerekçesinde sanığın zorunluluk hali içinde mühür bozma fiilini işleyip işlemediğinin tartışma dışı bırakılması ile talep konusu madde ve fıkra hükmünün uygulanmama ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı verilmemesi,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinden, ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/03/1993 tarih ve 1993/163 Karar sayılı, 3167 sayılı Yasanın 13/1. maddesine muhalefet suçunun 20/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile suç olmaktan çıkarıldığı, dolayısıyla bu suça ilişkin kaydın 5352 sayılı Yasanın 12/2. maddesi uyarınca silinme koşulunun oluştuğu, Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2001 tarih ve 2001/497 Karar sayılı erteli mahkümiyetinin ise 765 sayılı TCK'nın 95. maddesine göre hüküm tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin suç işlemeksizin geçirilmiş olması sebebiyle esasen vaki olmamış sayılacağı, diğer taraftan mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan da söz edilemeyeceği gözetilerek; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, “Müşteki idarenin suçtan kaynaklanan zararının karşılanmamış olması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.