‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/10173 K.2012/7062

Esas No: 2011/10173 · Karar No: 2012/7062 · Karar Tarihi: 21.06.2012
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma

**HÜKÜM:** Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın çalıştırdığı işyerinin ruhsatsız olması nedeniyle zabıta memurları tarafından 27/11/2007 tarihinde saat 12.30 da mühürlenerek faaliyetine son verildiği, aynı gün saat 14.00 da yapılan kontrollerde mührün bozularak faaliyetine devam ettiğinin tespit edildiği, bu şekilde mühür bozma suçunu işlediği iddiası karşısında sanığın, zabıta memurlarının fiilen mühürleme yapmadıklarını, sadece tutanak tuttuklarını, atılı suçu işlemediğini savunması nazara alınarak tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenmesinden sonra iddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, “hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza sonradan paraya çevrilemeyeceği için sanığa para cezası verilmesi düşünülüyor ise adli para cezasının 52 ve 61. maddelerdeki esaslara göre doğrudan tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeksizin anılan düzenlemelere aykırı biçimde önce hürriyeti bağlayıcı ceza verilip müteakiben paraya çevrilmesi,
Sanığın adli sicil kaydına konu mahkümiyetlerinin adli sicilden silinme şartlarının oluştuğu, suç tarihi itibariyle sabıkasız olduğu gözetilerek, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenip yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "sanığın kasti suçtan dolayı sabıkasının olması hususu da göz önüne alınarak şartları oluşmadığından" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?