Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/9893 K.2011/925
Özet: (1) Sanık, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ndeki görevinde güveni kötüye kullanarak kira gelirlerini zimmete geçirip defter kaydı yapma suçunu işledi; (2) Mahkeme, sanığın eylemlerinin kanuna aykırı olduğunu kabul ederek 16.02.2011’de kararını bozdu ve davayı düşürdü.
Zimmet suçundan sanık ...’un yapılan yargılanması sonunda; eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle şikayetten vazgeçme nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine dair, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.11.2009 gün ve 2009/17 Esas, 2009/357 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 11. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık hakkında verilen düşme kararına yönelik hükmü temyizde hukuki yararı bulunmadığından, sanık müdafiin temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİ ile incelemenin O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
... Vakıflar Bölge Müdürlüğünde Emlak ve Hayır İşleri Şube Müdürlüğü kiralama servisinde çalışan sanığın tahsilat yetki ve görevi olmadığı halde ... Vakıflar Bölge Müdürlüğünde ifa ettiği görev nedeniyle mağdurlar ..., ... ve ...'ün kendisine duydukları güvenden istifade ile onların kendisine tevdi ettiği kira paralarını kuruma yatırmamaktan ibaret eylemlerinin her bir mağdur bakımından ayrı ayrı takibi şikayete bağlı olmayan zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, öte yandan yine iddianameye konu edilip gerekçeli kararda irdelenmeyen ve kurumun iddianame metninde adı geçen kiracılarının bir kısım kira bedellerinin de yine sanık tarafından aynı yöntemle bu şahıslardan alınıp kurum veznesine yatırılmaksızın sanki ödeme yapılmış gibi defter kaydı tesis edilmek suretiyle kurumun 55.160 TL.sinin zimmete geçirildiği iddiası ile ilgili olarak ise gerek soruşturma gerekse yargılama aşamasında ... dışında adı geçen kişilerin ifadesine başvurulmadığı ve bu nedenle bu şahıslar yönünden 55.160 TL.ye konu kira bedellerinin sanık tarafından mı aynı yöntemle alınıp yatırılmadığı yoksa sanık tarafından alınmayıp kiracılarca ödeme yapılmadığı halde ilgili defterlere kurum kasasına kira bedeli girmiş gibi kayıt yapıldığı hususlarının açıklığa kavuşturulamadığı, bu nedenle iddianame metninde adı yazılı kişilerin de beyanları alınıp kurum kasasına girmeyen kira bedellerini, ilgili defterlerde ödendiği yazılı olan tarihlerde kuruma ödeyip ödemedikleri, ödemiş iseler ödemeleri sanık ...’e yapıp yapmadıkları sorulmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tartışılması ve sonucuna göre ödeme sanığa yapılmış ise eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, ödeme kiracı tarafından yapılmamış ise görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik tahkikat ve isabetsiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık hakkında verilen düşme kararına yönelik hükmü temyizde hukuki yararı bulunmadığından, sanık müdafiin temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİ ile incelemenin O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
... Vakıflar Bölge Müdürlüğünde Emlak ve Hayır İşleri Şube Müdürlüğü kiralama servisinde çalışan sanığın tahsilat yetki ve görevi olmadığı halde ... Vakıflar Bölge Müdürlüğünde ifa ettiği görev nedeniyle mağdurlar ..., ... ve ...'ün kendisine duydukları güvenden istifade ile onların kendisine tevdi ettiği kira paralarını kuruma yatırmamaktan ibaret eylemlerinin her bir mağdur bakımından ayrı ayrı takibi şikayete bağlı olmayan zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, öte yandan yine iddianameye konu edilip gerekçeli kararda irdelenmeyen ve kurumun iddianame metninde adı geçen kiracılarının bir kısım kira bedellerinin de yine sanık tarafından aynı yöntemle bu şahıslardan alınıp kurum veznesine yatırılmaksızın sanki ödeme yapılmış gibi defter kaydı tesis edilmek suretiyle kurumun 55.160 TL.sinin zimmete geçirildiği iddiası ile ilgili olarak ise gerek soruşturma gerekse yargılama aşamasında ... dışında adı geçen kişilerin ifadesine başvurulmadığı ve bu nedenle bu şahıslar yönünden 55.160 TL.ye konu kira bedellerinin sanık tarafından mı aynı yöntemle alınıp yatırılmadığı yoksa sanık tarafından alınmayıp kiracılarca ödeme yapılmadığı halde ilgili defterlere kurum kasasına kira bedeli girmiş gibi kayıt yapıldığı hususlarının açıklığa kavuşturulamadığı, bu nedenle iddianame metninde adı yazılı kişilerin de beyanları alınıp kurum kasasına girmeyen kira bedellerini, ilgili defterlerde ödendiği yazılı olan tarihlerde kuruma ödeyip ödemedikleri, ödemiş iseler ödemeleri sanık ...’e yapıp yapmadıkları sorulmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tartışılması ve sonucuna göre ödeme sanığa yapılmış ise eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, ödeme kiracı tarafından yapılmamış ise görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik tahkikat ve isabetsiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.