Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/9486 K.2011/261
Özet: Uyuşmazlık, ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve bu suça iştirak, insan ticareti, nitelikli mala zarar verme ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, delillerin ve adli raporun eksikliği nedeniyle bu temyiz taleplerini reddederek, sanıkların cinsel saldırı ve ilgili suçlardan mahkumiyetlerini onaylamış ve cezalarını 102/3‑d maddesiyle artırmıştır.
Ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve bu suça iştirak, insan ticareti, nitelikli mala zarar verme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'in ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırıya yardım etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ...'ın ise atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2009 gün ve 2009/55 Esas, 2009/375 Karar sayılı sanık ... hakkındaki cinsel saldırı suçundan re’sen de temyizi kabil hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
13.04.2009 günlü celsede mağdurenin kamu davasına katılma talebinde bulunmuş olması karşısında talep hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve Yozgat Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/368 Esas, 2006/307 Karar ve Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/1 Esas, 2002/7 Karar sayılı ilamları nedeniyle sanık ... hakkında koşulları oluştuğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin anılan ilamı nedeniyle 29.12.2000 tarihinde cezaevine alınmış olması karşısında hak ederek tahliye tarihinin 29.12.2011 olacağı gözetilerek denetim evresinde yeniden suç işleyen sanığın koşullu salıverme kararının geri alınıp alınmayacağı hususunda her zaman bir karar verilmesi ve dava dosyası ile ilgili olmayıp Yozgat C. Başsavcılığının 2007/3364 soruşturma nolu evrakına ait olduğu değerlendirilen 8 adet fotoğrafın mahallince dosyasına gönderilmesi mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar hakkında kurulan hükümlerinin ONANMASINA,
Ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı ve bu suça iştirak, insan ticareti ve nitelikli mala zarar verme suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
Mağdurenin maruz kaldığı cinsel saldırı eylemi nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinin 11/11/2009 tarihli maruz kaldığı iddia olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli cinsel saldırı, nitelikli mala zarar vermek eylemiyle ilgili olarak “Kronik Uyum Bozukluğu” rahatsızlığının geliştiğini mütalaa eden nitelikli cinsel saldırı eylemi nedeniyle mevcut rahatsızlığın gelişip gelişmediği hususunda yeterli açıklama da içermeyen adli rapor ile yetinilip 5237 sayılı Yasanın 102/5. maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Cinsel saldırı eyleminde kendi evini tahsis ettiği, sanık ... ile mağdureyi yalnız bıraktığı, evden çıkarken kapıyı kilitlediği, bu şekilde cinsel saldırı suçunun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında yardımda bulunarak, fiilin icrasını kolaylaştırdığı kabul edilen sanık ...'in TCK.nun 39. maddesi gereğince "yardım eden" konumunda bulunduğu icra hareketine katılmadığı ve eyleminin 37. maddeye uymadığı ve kabulünde bu yönde bulunmasına göre, 102/3-d bendinde belirtilen "suçun birlikte işlenmesi" halinin ise ancak sanıkların eylemlerinin 37/1. maddesine göre "müşterek fail" olarak sorumlu tutulmaları durumunda sözkonusu olacağı nazara alınmadan sanıklar hakkında cinsel saldırı suçundan tayin olunan cezaların 102/3-d maddesi ile artırılması,
Mağdura tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanağından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek biçiminde bir harekette bulunması, bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra katılanı ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması, özetle sanık tarafından hem araç hem de amaç hareketlerden en az birisinin yapılması, öncelikle araç hareketler aracılığıyla mağdurun iradesinin kırılması ve görünüşte rızasının elde edilmesi daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketlerin yapılması halinde Türk Ceza Kanunun 80. maddesindeki insan ticareti suçunun oluşacağı, dosya kapsamına göre sanığın kendi cinsel arzularını tatmin amacı dışında mağdureyi fuhuşa zorladığına dair delil bulunmadığı gözetilmeksizin sanık ...’ın insan ticareti suçundan beraeti yerine yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi,
Sanık ...’ın mağdura ait cep telefonunu yakarak zarar vermek şeklindeki eylemi nedeniyle TCK.nun 151/1, 152/2-a maddeleri uyarınca ceza tayini yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktar ve dökümünün gösterilmemesi ve her bir sanığa sarfına neden oldukları giderlerin yüklenmesi gerektiği de gözetilmeyerek hangi sanıktan tahsil edileceği hususunda da duraksama yaratacak şekilde gerekçeli kararda (1372.41) TL yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
13.04.2009 günlü celsede mağdurenin kamu davasına katılma talebinde bulunmuş olması karşısında talep hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve Yozgat Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/368 Esas, 2006/307 Karar ve Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/1 Esas, 2002/7 Karar sayılı ilamları nedeniyle sanık ... hakkında koşulları oluştuğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin anılan ilamı nedeniyle 29.12.2000 tarihinde cezaevine alınmış olması karşısında hak ederek tahliye tarihinin 29.12.2011 olacağı gözetilerek denetim evresinde yeniden suç işleyen sanığın koşullu salıverme kararının geri alınıp alınmayacağı hususunda her zaman bir karar verilmesi ve dava dosyası ile ilgili olmayıp Yozgat C. Başsavcılığının 2007/3364 soruşturma nolu evrakına ait olduğu değerlendirilen 8 adet fotoğrafın mahallince dosyasına gönderilmesi mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar hakkında kurulan hükümlerinin ONANMASINA,
Ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı ve bu suça iştirak, insan ticareti ve nitelikli mala zarar verme suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
Mağdurenin maruz kaldığı cinsel saldırı eylemi nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinin 11/11/2009 tarihli maruz kaldığı iddia olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli cinsel saldırı, nitelikli mala zarar vermek eylemiyle ilgili olarak “Kronik Uyum Bozukluğu” rahatsızlığının geliştiğini mütalaa eden nitelikli cinsel saldırı eylemi nedeniyle mevcut rahatsızlığın gelişip gelişmediği hususunda yeterli açıklama da içermeyen adli rapor ile yetinilip 5237 sayılı Yasanın 102/5. maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Cinsel saldırı eyleminde kendi evini tahsis ettiği, sanık ... ile mağdureyi yalnız bıraktığı, evden çıkarken kapıyı kilitlediği, bu şekilde cinsel saldırı suçunun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında yardımda bulunarak, fiilin icrasını kolaylaştırdığı kabul edilen sanık ...'in TCK.nun 39. maddesi gereğince "yardım eden" konumunda bulunduğu icra hareketine katılmadığı ve eyleminin 37. maddeye uymadığı ve kabulünde bu yönde bulunmasına göre, 102/3-d bendinde belirtilen "suçun birlikte işlenmesi" halinin ise ancak sanıkların eylemlerinin 37/1. maddesine göre "müşterek fail" olarak sorumlu tutulmaları durumunda sözkonusu olacağı nazara alınmadan sanıklar hakkında cinsel saldırı suçundan tayin olunan cezaların 102/3-d maddesi ile artırılması,
Mağdura tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanağından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek biçiminde bir harekette bulunması, bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra katılanı ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması, özetle sanık tarafından hem araç hem de amaç hareketlerden en az birisinin yapılması, öncelikle araç hareketler aracılığıyla mağdurun iradesinin kırılması ve görünüşte rızasının elde edilmesi daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketlerin yapılması halinde Türk Ceza Kanunun 80. maddesindeki insan ticareti suçunun oluşacağı, dosya kapsamına göre sanığın kendi cinsel arzularını tatmin amacı dışında mağdureyi fuhuşa zorladığına dair delil bulunmadığı gözetilmeksizin sanık ...’ın insan ticareti suçundan beraeti yerine yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi,
Sanık ...’ın mağdura ait cep telefonunu yakarak zarar vermek şeklindeki eylemi nedeniyle TCK.nun 151/1, 152/2-a maddeleri uyarınca ceza tayini yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktar ve dökümünün gösterilmemesi ve her bir sanığa sarfına neden oldukları giderlerin yüklenmesi gerektiği de gözetilmeyerek hangi sanıktan tahsil edileceği hususunda da duraksama yaratacak şekilde gerekçeli kararda (1372.41) TL yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.