‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/7854 K.2012/12140

Esas No: 2010/7854 · Karar No: 2012/12140 · Karar Tarihi: 27.11.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı EGO Genel Müdürlüğü’nde çalışan sanıkların, bilet alım komisyonu ve kasa ödeme evrakları üzerinden yapılan görev kötüye kullanma ve dolandırıcılık eylemlerine ilişkin suçlamalar üzerine kurulmuştur. (2) Mahkeme, sanıkların bazılarını beraat ettirirken diğerlerini mahkum etmiş; hüküm, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesine göre hapis cezasının infazını tamamlanıncaya kadar sürdürmeyi ve ilgili avukatlık ücretini vekalete hükmederek karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Zimmet

HÜKÜM: Eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma kabul edilerek sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında beraet, diğer sanıklar hakkında ise mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,

gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ..., ... ve ...'nın haklarında kurulan hükümlere yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın katılan Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı EGO Genel Müdürlüğünde çalıştıkları ve aynı kurumun Bütçe ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı Gelir Müdürlüğünce, kamu kurum ve kuruluşlarına ücret mukabili verilen ve sadece özel toplu taşım araçlarında geçerli olan biletlerin teslim alımının yapıldığı Bilet Alım Komisyonunda suç tarihlerinde görevli oldukları, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın ise özel toplu taşım araçlarının yetkilisi olup, katılan kurumca belirli periyotlarda dağıtılan bu biletlerin ilgililerce özel toplu taşım araçlarında kullanıldıktan sonra araç yetkililerinin biletlere kendi kaşelerini basıp ücretlerini almak için Bilet Alım Komisyonuna müracat ettiklerinde, komisyonda görevli olan sanıkların kendi aralarında yaptıkları görev dağılımına göre bilet sayım işinde ayrı bir odada görev yapan sanıklar ..., ... ve ...'ın, kendilerine teslim edilen mühürlü biletler dışında, mühürsüz biletler ile kendi ellerinde kullanılmayan biletler olduğunu söyleyip, gerçekte teslim edilen biletlerden daha fazlasını beyan etmelerini sağlayıp, düzenledikleri Kasa Ödeme Evrakı'na teslim aldıkları biletten daha fazlasını teslim almış gibi yazarak bu sanıklara verip, bu sanıkların da söz konusu belgeye istinaden kurumun veznesinden ücretini aldıktan sonra gerçek bilet bedeli dışındakini sanıklar ..., ... ve ...'a vermeleri eyleminin, para ödeme işleminin sanıkların görevi dışında olup, kurum veznesince yapılmış olması nedeniyle yasal tevdi bulunmadığından bu sanıkların eylemlerinin zincirleme resmi belgede sahtecilik, zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın ise bu suçlara iştirak ettiği, Bilet Alım Komisyonunda görev yapan ve Kasa Ödeme Evraklarında imzası bulunan sanıklar ... ve ...'nın bilet sayımının yapıldığı odada bulunmamaları, sanık ...'nun ise sadece kendisine sayım sonrası söylenen biletleri yazmakla görevli olup yaklaşık bir ay önce bu göreve başlaması ve bu sanıkların özel toplu taşım araçlarının yetkilileri ile de işbirliği yaptığına ilişkin delil de bulunmadığı nazara alındığında sadece Kasa Ödeme Evraklarını önceden imzalamaları eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı halde suç nitelemesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki mahkümiyetlerin sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 ve 6008 sayılı Kanunlarla değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca mahküm olan sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak kendisini vekille temsil ettiren ve beraetine karar verilen sanık ... yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar, sanıklar müdafiileri ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?