‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/7338 K.2010/7526

Esas No: 2010/7338 · Karar No: 2010/7526 · Karar Tarihi: 14.10.2010
15 yaşını bitirmeyen öz kızına karşı zincirleme ve ruh sağlığını bozacak biçimde nitelikli cinsel istismarda bulunma suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24/12/2009 gün ve 2009/103 Esas, 2009/326 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve re'sen de temyize tabi olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdurenin babası tarafından ırzına geçildiğine dair önceden herhangi bir şikayetinin bulunmadığı, olayın sanık tarafından katılan ...’nin kardeşi olan tanık ... ...’nın evden kovulmasından bir gün sonra ortaya çıkartıldığı, mağdurenin aşamalardaki anlatımları ile tanık beyanlarının içerdiği olgular itibariyle çelişik bulunduğu, olaydan hemen sonra mağdurenin iç çamaşırı ve genital bölgesinden alınan numunelerde sanığın DNA profiline, sanığın cinsel organı ve çevresinden alınan numunelerde de mağdurenin DNA profiline rastlanmaması karşısında ırza geçmenin tıbbi kanıtlarının bulunmadığı hususları nazara alındığında, mağdurenin babasının ırzına geçtiğini gördükten sonra bunu şantaj unsuru yaparak iki kez ırzına geçtiğini iddia ettiği Abdullah Demirlik adlı şahıs hakkında Altıntaş C.Başsavcılığınca yürütülen 2009/74 soruşturma sayılı dosyanın onaylı bir örneğinin getirtilmesi, mahallinde uygulamalı keşif yapılarak iddia ve tanık anlatımlarının denetlenmesi ve Abdullah Demirlik’in dava konusu olay hakkındaki ayrıntılı bilgi ve görgüsünün tespit edilmesinden sonra sonucuna göre iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 20/11/2007 gün, 2007/5-142 Esas ve 2007/240 sayılı Kararında da vurgulandığı üzere; zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı hallerde, TCK.nun 43. maddesi uyarınca yapılacak artırımın, diğer artırım nedenleri uygulanarak bulunan ceza üzerinden yapılması ve bu artırım miktarının, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç nedeniyle TCK.nun 103/6. maddesi uyarınca tayin edilecek ceza miktarı üzerine eklenerek sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alınmaması,
5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde yer alan velayet hakkını kötüye kullanmak suretiyle yaşı küçük kızına karşı cinsel istismar suçunu işlediğinin anlaşılmasına göre cezanın infazından sonra başlamak üzere aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile re'sen temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14/10/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?