Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/67 K.2011/3642
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların ırza geçme, ırza geçmeye iştirak ve nitelikli cinsel istismar suçlarından yargılanmasıyla ilgili temyiz itirazlarının kabul edilip edilmeyeceği konusudur. (2) Mahkeme, delillerin ve savunmanın incelenmesinden sonra sanıkların beraetini onaylamış, mahkumiyet kararlarını korumuş ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca kararları bozarak yeni bir karar vermiştir.
Irza geçme, ırza geçmeye iştirak ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...’un atılı suçlardan mahkümiyetlerine, sanık ...’ın atılı ırza geçmeye iştirak suçundan beraetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.07.2008 gün ve 2006/167 Esas, 2008/151 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu ve beraeti kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sanık ... hakkındaki beraet ve sanık ... hakkındaki mahkümiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında ırza geçme suçundan, sanık ... hakkında ırza geçme ve nitelikli cinsel istismar suçlarından kurulan hükümlere yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu’nun mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığına dair raporuna dayanılarak karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık ...’in mağdureyle arkadaşlıklarının devam ettiği süreçte, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda işlediği anlaşılan ırza geçme ve nitelikli cinsel istismar suçlarının hukuki ve fiili bir kesintiye uğramadığı ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005’ten sonra olduğu da gözetilerek zincirleme surette nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde iki ayrı suçtan hüküm kurulması,
Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK.ya göre hüküm kurulduğu halde 5237 sayılı TCK.’da kızlık bozmanın suç veya artırım nedeni olarak düzenlenmediğinden bahisle, 765 sayılı Yasanın 418/2. maddesi uyarınca sanığın cezasının artırılmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması ve bu surette lehe yasanın belirlenmesinde hataya düşülmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu ve beraeti kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sanık ... hakkındaki beraet ve sanık ... hakkındaki mahkümiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında ırza geçme suçundan, sanık ... hakkında ırza geçme ve nitelikli cinsel istismar suçlarından kurulan hükümlere yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu’nun mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığına dair raporuna dayanılarak karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık ...’in mağdureyle arkadaşlıklarının devam ettiği süreçte, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda işlediği anlaşılan ırza geçme ve nitelikli cinsel istismar suçlarının hukuki ve fiili bir kesintiye uğramadığı ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005’ten sonra olduğu da gözetilerek zincirleme surette nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde iki ayrı suçtan hüküm kurulması,
Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK.ya göre hüküm kurulduğu halde 5237 sayılı TCK.’da kızlık bozmanın suç veya artırım nedeni olarak düzenlenmediğinden bahisle, 765 sayılı Yasanın 418/2. maddesi uyarınca sanığın cezasının artırılmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması ve bu surette lehe yasanın belirlenmesinde hataya düşülmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.