Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/2280 K.2012/239
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kooperatif satış memuru olan sanığın, mağdur ... adına sahte imza atılarak tanzim edilmiş borçlanma senedi ile peşin olarak satılmış gibi gösterdiği kooperatif mal bedelini uhdesine geçirme biçiminde gerçekleştirdiği kabul edilen eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu, 765 sayılı TCK'ya göre sahte belgenin bir başka suçun işlenmesinde kullanılması halinde aynı yasanın 78. maddesi uyarınca sadece 202/2 madde ile uygulama yapılması, buna karşılık 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, zimmetin açığa çıkmasını engellemek için görevi gereği tanzim etmeye yetkili olduğu senedi sahte olarak düzenleyerek kullanan sanık hakkında hem 247/2 maddesiyle nitelikli zimmet hem de 204/2 maddesindeki memurun sahteciliği suçundan hüküm kurulması, ayrıca sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen 1.362,76 TL'nin suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin 765 sayılı TCK'nın 219/3 maddesi uyarınca pek hafif, 5237 sayılı TCK'ya göre ise az olduğu da dikkate alınıp sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 202/2, 219/3 ve 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2, 249 maddeleri ile 212. madde delaletiyle 204/2. maddesi tatbik edilip karşılaştırılarak lehe yasanın belirlenmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Zimmet, Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kooperatif satış memuru olan sanığın, mağdur ... adına sahte imza atılarak tanzim edilmiş borçlanma senedi ile peşin olarak satılmış gibi gösterdiği kooperatif mal bedelini uhdesine geçirme biçiminde gerçekleştirdiği kabul edilen eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu, 765 sayılı TCK'ya göre sahte belgenin bir başka suçun işlenmesinde kullanılması halinde aynı yasanın 78. maddesi uyarınca sadece 202/2 madde ile uygulama yapılması, buna karşılık 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, zimmetin açığa çıkmasını engellemek için görevi gereği tanzim etmeye yetkili olduğu senedi sahte olarak düzenleyerek kullanan sanık hakkında hem 247/2 maddesiyle nitelikli zimmet hem de 204/2 maddesindeki memurun sahteciliği suçundan hüküm kurulması, ayrıca sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen 1.362,76 TL'nin suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin 765 sayılı TCK'nın 219/3 maddesi uyarınca pek hafif, 5237 sayılı TCK'ya göre ise az olduğu da dikkate alınıp sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 202/2, 219/3 ve 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2, 249 maddeleri ile 212. madde delaletiyle 204/2. maddesi tatbik edilip karşılaştırılarak lehe yasanın belirlenmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.