Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/2149 K.2012/11260
Özet: (1) Sanıkların Tarım Kredi Kooperatifi’ne ait para ve mallar üzerinde sahte belgelerle usulsüz kredi açarak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarıyla ilgili davalar; (2) Mahkeme, sanıklara ilişkin dolandırıcılık kararını iptal edip beraet hükmü onayladı, ancak sahtecilik suçuna ilişkin beraet kararı da aynı şekilde onaylandı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış bir dava olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede adı geçen sanık hakkında bu suça ilişkin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan temsilcilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İddianamelerin içerikleri, savunmalar, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'nun ... Tarım Kredi Kooperatifinde muhasebeci olarak görev yaptığı ve kooperatife ait para ve mallar üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu, diğer sanık ...'ın ise kooperatif ortağı olduğu, sanıkların birlikte ekonomik sıkıntı içinde olan sanık ...'ın parasal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, kooperatife ortaklık koşullarını taşımayan bazı kişileri sahte belgelerle ortak olarak kaydettikleri, daha sonra bu kişiler adına düzenlenen sahte senetlerle sanık ...'a kullanabileceği kredi limitinden fazla ayni ve nakdi yarar sağladıkları, ayrıca her iki sanığın sanık ...'a sağlanan kredinin bir kısmını gizlemek için ölmüş amcası adına 6 adet sahte senet düzenledikleri, bu şekilde kamu görevlisi olan ve kooperatife ait para ve mallar üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanık ...'nun bilgisi ve katkısı sonucu sanıkların iştirak halinde sahte belgelerle usulsüz kredi açılmasını temin ederek haksız kazanç sağladıkları anlaşıldığına göre; sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 64/1, 202/2, 80, 202/3, 219/4. maddeleri
ile 5237 sayılı TCK'nın 38/1, 40/2, 247/1, 247/2, 43, 248/2, 53/1-3, 212, 204/2, 43, 53/1-5. maddelerine uygun düştüğü ve bu iki yasa hükümleri karşılaştırılarak lehe olan yasaya göre ceza tayini gerektiği halde, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Dolandırıcılık suçu açısından;
5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün; önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi ve tüm bunların gerekçelerine de yer verilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kararın gerekçe kısmında 765 sayılı TCK'nın 504. maddesinin sanıkların daha lehine olduğu belirtildiği halde, 5237 sayılı TCK hükümlerine göre karar verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Sanıklar hakkında eylemlerine uyan ve lehlerine olan, 29/06/2005 tarih ve 5377 sayılı Yasanın 19. maddesiyle, 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesine eklenen hükümden önceki halin uygulanması yerine, anılan yasa ile eklenen hükmün uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 23/07/2003 tarihli iddianameye konu 6 adet sahte senetle 679 TL usulsüz kredi kullandırılması hususunun mahkeme kararında tartışılmaması,
Adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılmasından sonra, belirlenen sonuç gün ile TCK'nın 52/2. maddesine göre kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle adli para cezasının bulunması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılarak TCK'nın 61/8. maddesine aykırı davranılması,
Resmi belgede sahtecilik suçu açısından ise;
Sanıklardan ...'nun 1678 sayılı ... Tarım Kredi Kooperatifinde muhasebeci olarak görevli olduğu; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 62/son maddesindeki, “Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.” hükmü karşısında, sanıkların 765 sayılı TCK'nın 64/1, 339/1, 80 veya 5237 sayılı TCK'nın azmettirme, özgü suç, bağlılık kuralı ile ilgili düzenlemeleri de gözetilerek 38/1, 40/2, 204/2, 43. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, ayrıca lehe yasa karşılaştırmasının 765 sayılı TCK'nın 339/1, 80. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın 204/2, 43. maddeleri esas alınarak yapılması gerektiği gözetilmeden anılan Yasanın 204/1. maddesi ile karşılaştırma yapılması suretiyle yazılı biçimde hüküm tesisi,
Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı ve katılan temsilcilerinin ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış bir dava olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede adı geçen sanık hakkında bu suça ilişkin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan temsilcilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İddianamelerin içerikleri, savunmalar, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'nun ... Tarım Kredi Kooperatifinde muhasebeci olarak görev yaptığı ve kooperatife ait para ve mallar üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu, diğer sanık ...'ın ise kooperatif ortağı olduğu, sanıkların birlikte ekonomik sıkıntı içinde olan sanık ...'ın parasal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, kooperatife ortaklık koşullarını taşımayan bazı kişileri sahte belgelerle ortak olarak kaydettikleri, daha sonra bu kişiler adına düzenlenen sahte senetlerle sanık ...'a kullanabileceği kredi limitinden fazla ayni ve nakdi yarar sağladıkları, ayrıca her iki sanığın sanık ...'a sağlanan kredinin bir kısmını gizlemek için ölmüş amcası adına 6 adet sahte senet düzenledikleri, bu şekilde kamu görevlisi olan ve kooperatife ait para ve mallar üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanık ...'nun bilgisi ve katkısı sonucu sanıkların iştirak halinde sahte belgelerle usulsüz kredi açılmasını temin ederek haksız kazanç sağladıkları anlaşıldığına göre; sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 64/1, 202/2, 80, 202/3, 219/4. maddeleri
ile 5237 sayılı TCK'nın 38/1, 40/2, 247/1, 247/2, 43, 248/2, 53/1-3, 212, 204/2, 43, 53/1-5. maddelerine uygun düştüğü ve bu iki yasa hükümleri karşılaştırılarak lehe olan yasaya göre ceza tayini gerektiği halde, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Dolandırıcılık suçu açısından;
5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün; önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi ve tüm bunların gerekçelerine de yer verilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kararın gerekçe kısmında 765 sayılı TCK'nın 504. maddesinin sanıkların daha lehine olduğu belirtildiği halde, 5237 sayılı TCK hükümlerine göre karar verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Sanıklar hakkında eylemlerine uyan ve lehlerine olan, 29/06/2005 tarih ve 5377 sayılı Yasanın 19. maddesiyle, 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesine eklenen hükümden önceki halin uygulanması yerine, anılan yasa ile eklenen hükmün uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 23/07/2003 tarihli iddianameye konu 6 adet sahte senetle 679 TL usulsüz kredi kullandırılması hususunun mahkeme kararında tartışılmaması,
Adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılmasından sonra, belirlenen sonuç gün ile TCK'nın 52/2. maddesine göre kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle adli para cezasının bulunması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılarak TCK'nın 61/8. maddesine aykırı davranılması,
Resmi belgede sahtecilik suçu açısından ise;
Sanıklardan ...'nun 1678 sayılı ... Tarım Kredi Kooperatifinde muhasebeci olarak görevli olduğu; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 62/son maddesindeki, “Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.” hükmü karşısında, sanıkların 765 sayılı TCK'nın 64/1, 339/1, 80 veya 5237 sayılı TCK'nın azmettirme, özgü suç, bağlılık kuralı ile ilgili düzenlemeleri de gözetilerek 38/1, 40/2, 204/2, 43. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, ayrıca lehe yasa karşılaştırmasının 765 sayılı TCK'nın 339/1, 80. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın 204/2, 43. maddeleri esas alınarak yapılması gerektiği gözetilmeden anılan Yasanın 204/1. maddesi ile karşılaştırma yapılması suretiyle yazılı biçimde hüküm tesisi,
Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı ve katılan temsilcilerinin ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.