Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/5635 K.2011/3403
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların reşit olmayan bir mağdur ile rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği ve bu eylemin zorla ırza geçme suçuna tabi olduğu iddiaları üzerine kurulmuştur. Mahkeme, ilgili delillerin ve yasal düzenlemelerin incelenmesinin ardından, sanıkların beraetlerinin bozulmasına karar vererek hükümlerin iptalini ve yeniden yargılamaya devam edilmesini kabul etmiştir.
Zorla ırza geçme (çocuğun nitelikli cinsel istismarı) suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ... ve ...’in beraetlerine, diğer sanıklar ... ve ...’ın eylemleri reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunma niteliğinde görülerek mahkümiyetlerine dair, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.12.2007 gün ve 2006/113 Esas, 2007/431 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ... ve ... müdafiileri, katılan mağdure ve vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık ...’ın adının gerekçeli hükmün başında “Akan” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan mağdure ve vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... haklarında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların işlediği kabul edilen ve 5237 sayılı TCK.nun 104/1. (765 sayılı TCK.nun 416/3) maddesine temas eden reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsel ilişkide bulunma eyleminin şikayete tabi olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden önce 19.12.2006 günü yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 23 ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında, TCK.nun 7/2. maddesi gereğince koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun mahkemesince değerlendirilerek bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiileri ile katılan mağdure ve vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık ...’ın adının gerekçeli hükmün başında “Akan” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan mağdure ve vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... haklarında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların işlediği kabul edilen ve 5237 sayılı TCK.nun 104/1. (765 sayılı TCK.nun 416/3) maddesine temas eden reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsel ilişkide bulunma eyleminin şikayete tabi olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden önce 19.12.2006 günü yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 23 ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında, TCK.nun 7/2. maddesi gereğince koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun mahkemesince değerlendirilerek bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiileri ile katılan mağdure ve vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.