‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/10372 K.2010/4235

Esas No: 2009/10372 · Karar No: 2010/4235 · Karar Tarihi: 03.06.2010
Özet: (1) Uyuşmazlık, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen nitelikli cinsel saldırı, bu suça azmettirmek ve cinsel taciz suçlarından sanıkların mahkümiyetleriyle ilgili temyiz talepleridir. (2) Yargıtay, temyiz dilekçelerinin yasal süre içinde sunulmadığını belirterek, sanıkların cezalarını 5237 sayılı TCK’nun ilgili maddeleri çerçevesinde indirme ve mahkümiyetlerini onaylama kararı almıştır.
Nitelikli cinsel saldırı, bu suça azmettirmek, katılmak ve cinsel taciz suçlarından sanıklar ..., ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ın nitelikli cinsel saldırı, ...’ün bu suça azmettirmek ve cinsel taciz, ...’in cinsel saldırıya katılmak suçlarından mahkümiyetlerine dair, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.01.2009 gün 2008/1 Esas, 2009/23 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi C. Savcısı ve sanıklar müdafiileri tarafından ve sanıklar ... ve ... müdafiilerince duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından 29.06.2009 tarihli tebliğname ile daireye gönderilmekle 26.05.2010 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık ... müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.

Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.

Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.

Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.

Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.

Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.

Sanık müdafii 1 sayfa savunma içerikli dilekçe verdi, alındı, dosyasına konuldu.

Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.

Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 09.06.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı.

Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.

O Yer C. Savcısı temyiz dilekçesinin yasal süre içinde hakim havalesi taşımadığından CMUK.nun 317. maddesine göre, sanık ...’e tayin olunan cezanın tutarı karşısında koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme isteminin ise CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE ve incelemenin sanıklar müdafıilerin temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına, karar verildikten sonra düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükmün tetkikinde,
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanıklar müdafiin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suçun asli faili ve eylemi gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 38/3. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden sanığa tayin edilen cezanın suça azmettireni ortaya çıkardığından bahisle bu madde gereğince indirilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Sanık ...’in cinsel saldırıya katılmak, sanık ... hakkında ise cinsel saldırıya azmettirmek ve cinsel taciz suçlarından kurulan hükümlere gelince,
Dosya içeriği ve oluşa göre, sanık ...’nın mağdureye karşı organ sokmak suretiyle zorla gerçekleştirdiği kabul edilen nitelikli cinsel saldırı eylemine, sanık ...’in azmettirmek ve sanık ...’in de suç işlemeye teşvik suretiyle katıldıkları yolunda olayın asıl sanığı ...’nın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik soyut anlatımları dışında cezalandırılmalarına yeter kesin, inandırıcı ve başka kanıtlarla da doğrulanan delil bulunmadığı gözetilmeden sanıkların beraetleri yerine yazılı gerekçelerle mahkümiyetlerine karar verilmesi,
Sanık ...’e isnat edilen cinsel taciz eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 105/1. maddesine uymasına ve aynı Yasanın 73. maddesi gereğince bu suçun şikayete tabi olup zarar göreni gerçek kişi olduğundan CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu nazara alınarak, 06.12.2006 tarihli 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, suç tarihindeki lehe yasa ve müktesep hak hükümleri gözetilerek 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sanık ... hakkında ceza süresi itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

03.06.2010 tarihinde verilen işbu karar 09.06.2010 tarihinde Yargıtay C. Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin yüzüne karşı tefhim olundu.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?